|
Tweet |
Trabzon’un Maçka ilçesinde geçtiğimiz günlerde tünel içinde meydana gelen ve 1 kişinin hayatını kaybettiği acı kaza, tünel güvenliğini ve hız sınırlarını yeniden gündeme taşıdı.
Yarış yapan iki araçtan birinin beton mikserine çarpması sonucu çıkan yangında bir sürücü yanarak can verirken, mikser sürücüsü de yoğun dumandan etkilenerek hastaneye kaldırılmıştı.
Yaşanan feci olayın ardından Harita Mühendisi, Siyaset Bilimci ve Sosyolog Erkan Demiröz, tünel içi riskler ve yapılması gerekenler hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu.
Bölgenin dağlık coğrafyası, gelişen yapım teknolojileri, bakım ve kamulaştırma maliyetleri ile yolların kısaltılması gibi nedenlerle tünelli güzergâhların zorunlu bir tercih olduğunu belirten Erkan Demiröz; Zigana ve Ovit gibi dünya çapındaki uzun tüneller dahil Türkiye’deki toplam tünel varlığının yaklaşık %50’sinin bu bölgede bulunduğunu ifade etti. Demiröz, yeni planlanan çevre yollarıyla birlikte kent içi trafiğin de yakın zamanda büyük oranda tünellere kayacağını aktardı.
Tünellerin çelik taşıyıcı sistem, membran, drenaj ve kaplama betonundan oluşan iki tüp şeklinde tasarlandığını belirten Demiröz, bu tüplerde her 500 metrede bir kaçış noktaları ile acil durum ceplerinin yer aldığını söyledi.
Tünellerdeki elektrik, söndürme ve havalandırma sistemlerinin izleme merkezinden anlık olarak takip edildiğini vurgulayan Demiröz, kaza ve yangın durumunda elektrikle çalışan bu sistemlerin zarar görmesi halinde kriz yönetiminin imkânsız hale gelebileceği uyarısında bulundu.
Tünellerin yarı kapalı geometrileri nedeniyle yangın anında açık alana kıyasla çok daha hızlı ve yıkıcı bir karaktere büründüğünü kaydeden Demiröz, hayati uyarılarda bulundu: Açık havada duman hızla dağılırken, tünelde biriken duman zehirlenmeye ve görüşün anında sıfırlanmasına yol açıyor. Alevlerin ortamdaki oksijeni hızla emmesi sonucu oksijen seviyesi %10’un altına düştüğünde birkaç dakika içinde ölüm gerçekleşiyor. Araçlardaki plastik, kumaş ve kablo aksamlarının yanmasıyla açığa çıkan karbonmonoksit ve siyanür gazları kanda oksijenin yerini alıyor. Tünel kazalarındaki can kayıplarının çok büyük bir kısmı doğrudan yanmadan değil, bu zehirli gazların solunmasından kaynaklanıyor.
Tünel içindeki aşırı ısının yapısal tehlikelerine değinen Erkan Demiröz, olası bir yangında tünel içi sıcaklığın dakikalar içinde 800 derecenin üzerine çıkabildiğini söyledi. 150 derecenin üzerindeki havanın solunmasının akciğerleri yakarak boğulmaya yol açtığını belirten Demiröz; yüksek sıcaklığın betonun içindeki suyun ani genleşip buharlaşmasına neden olduğunu, bunun da beton katmanlarını patlatarak dökülmelere ve tünelde çökme riskine yol açtığını vurguladı. Ayrıca kısıtlı alanlar nedeniyle itfaiye ve sağlık ekiplerinin kaza noktasına ulaşmasının da oldukça güçleştiği ifade edildi.
Tünellerin büyük kolaylık sağlamakla birlikte ciddi riskler barındırdığına dikkat çeken Demiröz, doğabilecek tek bir kazada tünel içindeki tüm araçların tehlikeye girdiğini hatırlattı. Sürücülerin tünel içindeki yatay ve düşey trafik işaretlerine hassasiyetle uyması gerektiğini belirten Erkan Demiröz, "Tünelin sonunda bir ışık görmek istiyorsak hız sınırlarına uyalım" çağrısıyla sözlerini tamamladı.