Büyük bir manevi huzurla idrak ettiğimiz rahmet ve mağfiret ayı Ramazan’ın ardından, mübarek bayram günlerine ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Bayramlar; mutlulukların paylaşıldığı, birlik ve beraberliğin, kardeşliğin, dostluk duygularının güçlendiği, dargınlık ve kırgınlıkların unutulduğu, insanların kaynaşmasına ve barışın tesisine aracılık eden ulvi ve müstesna günlerdir.
Şüphesiz ki; bu anlamlı günlerin bizlere ilham ettiği sevinci, heyecanı, yardımlaşma ve dayanışma duygusunu, cihanşümul mesajı çok iyi idrak etmeli, bu mukaddes günler içerisinde kalbimizde yeşertip zahire aksettirdiğimiz güzellikleri hayatımızın her anına yayabilmeli ve başarılı bir insan olma çabalarımızı iyi bir kul ve insan olma endişesi ile taçlandırmalıyız.
Cenâb-ı Hakk (cc)’ın bizlere bahşettiği nimet ve güzelliklerin kadrini bilmeli, bu nimetleri bize lütfedildiği gibi cömertçe fakir ve yardıma muhtaç vatandaşlarımıza, hasta, yaşlı, yetim, öksüz, kimsesiz kardeşlerimize infak etmeliyiz. İhtiyaç içerisinde olan kardeşlerimizi ihmal etmemeli, kapılarını çalmalı; kendileriyle hemhâl olmanın onlar için çok büyük bir mutluluk, bizim içinse insanlık ve kardeşlik borcu olduğunu asla unutmamalıyız.
Bu duygu ve düşüncelerle; aziz şehitlerimiz ve gazilerimizin aileleri ile tüm Kürtünlü hemşehrilerimin ve aziz milletimizin mübarek Ramazan Bayramı’nı en içten dileklerimle kutlarken, bu kutlu bayramın aziz milletimize, tüm insanlığa barış, kardeşlik, hoşgörü ve huzur getirmesini temenni ediyorum.