|
Tweet |
Gümüşhane’nin sahip olduğu potansiyele rağmen kalkınma yarışında geride kaldığını ifade eden Çakır, şehrin özellikle genç nüfusunu elinde tutamadığını ve bunun temel nedenlerinin ekonomik yetersizlikler ile yerel yönetim anlayışındaki eksiklikler olduğunu dile getirdi.
Daha önce yaptığı açıklamalarda Gümüşhane’nin nüfus kaybetmeye devam edeceği yönünde uyarılarda bulunduğunu hatırlatan Çakır, bugün yaşanan tablonun öngörülebilir olduğunu söyledi.
Gençlerin şehirde gelecek planı yapabilecekleri yeterli imkânların bulunmadığını kaydeden Çakır, “Önceki yıllarda ‘Gümüşhane kan kaybediyor’ başlığıyla yaptığım açıklamada bugünkü tablonun oluşacağına dikkat çekmiş, özellikle genç nüfusun şehri terk edeceğinin altını çizmiştim. Çünkü gençlerin bu şehirde gelecek kurgulaması için yeterli imkân bulunmuyor. Elbette ülkemizin içerisinde bulunduğu ekonomik şartların bu süreçte etkisi büyüktür. Ancak yerel düzeydeki yönetim anlayışını ve ortaya çıkan tabloyu da birbirinden ayırmak mümkün değildir” dedi.
Şehrin sahip olduğu birçok avantaja rağmen bunların yeterince değerlendirilemediğini savunan Çakır, “Sahip olduğu imkânlarla şehrin imkânsızlığına galebe çalan, vitrindeki yerini bu imkânsızlığa borçlu olan bir yapı ile göç veren iller liginde şampiyon olmak sürecin doğal sonucudur. Dün rüzgâr ektiğimiz için bugün yel biçiyoruz” ifadelerini kullandı.
Çakır, eleştirdiği yönetim anlayışının son örneğinin Kelkit’te yaşanan makam aracı tartışması olduğunu belirterek, belediye başkanının eleştirilere verdiği cevabın şehirdeki bakış açısını ortaya koyduğunu söyledi.
Bir belediye başkanının lüks marka makam aracı almasının kamuoyunda eleştirilmesinin doğal olduğunu ifade eden Çakır, “Sayın başkan eleştirilere cevap verirken ‘Üç kuruşluk bir aracı bize çok gördüler. Halbuki belediye başkanı daha iyisini almalı demeliydiler. Bizden sonra gelenler de onu satıp daha iyisini almalı’ şeklinde açıklama yaptı. Bu açıklama aslında göç veren iller ligindeki şampiyonluğumuzun adeta kupası niteliğindedir” dedi.
Bu Şehir Daha Ne Kadar Makam Sahiplerine Çalışacak?”
Şehrin önceliğinin vatandaşın refahı olması gerektiğini vurgulayan Çakır, yöneticilere şu soruları yöneltti:
“Bu şehir daha ne kadar makam sahiplerine çalışacak? Bu şehrin emeklisine 20 bin lira maaşı çok görmediniz mi? Asgari ücretliye 28 bin liralık geliri çok görmediniz mi? Esnafın e-haciz baskısı olmadan ticaret yapmasını çok görmediniz mi? Dahası, bu şehrin gençlerine sıradan bir işe sahip olma hakkını bile çok görmediniz mi?”
Söz konusu makam aracının birçok vatandaş için ulaşılması mümkün olmayan bir lüks olduğuna dikkat çeken Çakır, “Size çok görüldüğünü iddia ettiğiniz o makam aracını bu şehrin insanlarının yüzde 99’u rüyasında bile göremiyor. Böyle bir araca sahip olmak bu şehrin gençlerinin hakkı değil mi? Böyle bir şehir kimler için yaşanabilir bir şehir haline geliyor? İnsanlar neden göç etmesin? İşte bu anlayış bu şehri mahvetmiştir. İşin özeti budur” diye konuştu.
Gümüşhane’nin yeniden kalkınabilmesi, ekonomik ve sosyal açıdan güçlenebilmesi için öncelikle yönetim anlayışında değişim gerektiğini savunan Çakır, vatandaşın taleplerini merkeze almayan yaklaşımların şehre zarar verdiğini ifade etti.
Çakır, “Lüksü kendisine hak gören, bunu da milletin yetersiz bulması gerektiğini savunan; buna karşın vatandaşın iş, aş ve insanca yaşam taleplerini gündemine dahi almayan bu enaniyetçi yaklaşımların ödüllendirilmesi bir şehrin kendisine yapabileceği en büyük kötülüktür. Anne ve babaların yaşadıkları sıkıntıların çocukları tarafından da yaşanmaması, evlatlarımızın doğup büyüdükleri bu şehirde gelecek kurabilmeleri için atılması gereken ilk adım bu anlayışı yönetim sisteminin dışına çıkarmaktır. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Aksi halde diğer parametreleri konuşmak karanlıkta iğne aramaktan farksızdır” değerlendirmesinde bulundu.