Bugun...



Yıldırım: “Aynı işi yapan öğretmen kökenli olmayan şube müdürleri üvey evlat mı?”

Eğitim Gücü Sen Gümüşhane İl Başkanı Davut Yıldırım, şube müdürlerine yönelik ek özel hizmet tazminatı düzenlemesinde yapılan ayrımın basit bir teknik eksiklik olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, aynı görevi yapan yöneticiler arasında açık bir hakkaniyet sorunu bulunduğunu söyledi.

facebook-paylas
Tarih: 13-07-2026 17:23

Yıldırım: “Aynı işi yapan öğretmen kökenli olmayan şube müdürleri üvey evlat mı?”

Eğitim ve Öğretim Hizmetleri Sınıfından şube müdürlüğüne atanan personele ek özel hizmet tazminatı verilirken, Genel İdare Hizmetleri (GİH) ve Teknik Hizmetler Sınıfından (TSH) şube müdürlüğüne atananların kapsam dışında bırakılmasına tepki gösteren Yıldırım, düzenlemenin görevin niteliği yerine personelin geçmiş hizmet sınıfını esas aldığını ifade etti.

Aynı görev, aynı sorumluluk, farklı tazminat

Şube müdürlüğüne atanan personelin göreve başladığı andan itibaren aynı unvanı taşıdığını, aynı mevzuata tabi olduğunu, aynı yetkileri kullandığını ve aynı idari sorumluluğu üstlendiğini vurgulayan Yıldırım, “Şube müdürünün imzaladığı evrak, aldığı idari karar, yürüttüğü iş ve üstlendiği sorumluluk, öğretmen kökenli olup olmamasına göre değişmemektedir.” dedi.

Aynı görevin karşılığında farklı mali haklar uygulanmasının objektif ve anlaşılabilir bir gerekçesi bulunmadığını belirten Yıldırım, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

 

“Bir şube müdürü personel hizmetlerini, bir diğeri destek hizmetlerini, mesleki eğitimi, özel eğitimi veya başka bir hizmet alanını yürütüyor olabilir. Ancak bu yöneticilerin tamamı Bakanlık teşkilatı içerisinde şube müdürü unvanıyla görev yapmakta; aynı makam sorumluluğunu, idari yükümlülüğü ve hukuki riski taşımaktadır. Sorumluluk verilirken önceki hizmet sınıfına bakılmıyor da tazminat ödenirken neden bakılıyor?”

 

Görev sırasında ortaya çıkabilecek idari hata, inceleme veya soruşturmalarda hiçbir şube müdürünün “öğretmen kökenli değil” denilerek sorumluluktan muaf tutulmadığını ifade eden Yıldırım, mali haklar söz konusu olduğunda geçmiş kadronun gerekçe gösterilmesini çelişkili bulduklarını söyledi.

“Yetki aynı, sorumluluk aynı, imza aynı, iş yükü aynı, hukuki risk aynı; fakat tazminat farklı. Bu nasıl bir adalet anlayışıdır? Aynı görevin sorumluluğunu eksiksiz şekilde taşıyan öğretmen kökenli olmayan şube müdürleri, mali haklar dağıtılırken neden dışarıda bırakılmaktadır? Bu çalışanlar Bakanlığın üvey evladı mıdır?” dedi.

Görevde yükselmenin anlamı ne?

Şube müdürlüğünün yalnızca belirli bir meslek grubuna ait olmadığını belirten Yıldırım, bu göreve farklı hizmet sınıflarından gelen personelin sınav, liyakat, mesleki tecrübe ve idari yeterlilikleri sonucunda atandığını hatırlattı.

Personelin geçmişte öğretmen, memur, şef, teknisyen veya başka bir unvanda görev yapmış olmasının mevcut sorumluluğunu azaltmadığını belirten Yıldırım, “Kamu görevlisinin mali hakkı, geçmişte bulunduğu kadroya göre değil, bugün yürüttüğü görevin ağırlığına göre belirlenmelidir.” dedi.

Farklı hizmet sınıflarından gelen personelin aynı görevde buluşmasına rağmen mali haklar bakımından ayrıştırılmasının kariyer ve liyakat anlayışına da zarar verdiğini ifade eden Yıldırım, “Bir personel görevde yükselerek şube müdürü olduğunda, eski kadrosunun sınırları içerisinde tutulmaya devam edilecekse görevde yükselmenin anlamı nedir?” diye sordu.

Yıldırım, “Personelin görevi, unvanı ve sorumluluğu değişmiş; ancak mali hakları belirlenirken hâlâ önceki hizmet sınıfı esas alınmıştır. Bu yaklaşım, görevde yükselme sisteminin ruhuyla bağdaşmamaktadır. Şube müdürlüğüne atanan herkes, bu görevin bütün yükümlülüklerini taşıyorsa göreve bağlı haklardan da eşit biçimde yararlanmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Çalışma barışı zedeleniyor

Düzenlemenin kurum içindeki çalışma barışını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Yıldırım, aynı koridorda, aynı makam düzeyinde ve aynı sorumluluk altında görev yapan yöneticiler arasında mali farklılık oluşturulmasının adalet duygusunu zedeleyeceğini söyledi.

“Yan yana görev yapan iki şube müdüründen birine ek tazminat verilirken diğerine verilmemesi yalnızca maaş farkı oluşturmaz. Bu uygulama aynı zamanda personele ‘senin görevin ve emeğin daha az değerli’ mesajı verir. Böyle bir yaklaşım kurumsal aidiyeti, motivasyonu ve çalışma barışını ciddi biçimde zedeler.” dedi.

Talep: Eşit göreve eşit hak

Öğretmen kökenli şube müdürlerine verilen hakkın tartışma konusu yapılmadığını özellikle vurgulayan Yıldırım, sendikanın talebinin mevcut hakkın geri alınması değil, aynı görevi yapan bütün şube müdürlerinin bu haktan yararlandırılması olduğunu belirtti.

“Biz hiçbir çalışma grubuna verilen hakkın karşısında değiliz. Öğretmen kökenli şube müdürlerine sağlanan mali iyileştirmeyi destekliyoruz. Ancak aynı iyileştirmenin GİH ve TSH kökenli şube müdürlerinden esirgenmesini kabul etmiyoruz. Adalet, birine verilen hakkı geri almak değil, aynı işi yapan herkese aynı hakkı tanımaktır.” diyen Yıldırım, düzenlemeyi yapanlara şu soruları yöneltti:

“Öğretmen kökenli olmayan bir şube müdürünün görevi daha mı hafiftir? Daha az evraka mı imza atmaktadır? Daha az personelden mi sorumludur? Aldığı idari kararların hukuki sonucu daha mı azdır? Mesai saati, iş yükü veya hesap verme sorumluluğu farklı mıdır? Bu soruların cevabı hayır ise mali haklardaki farklılığın gerekçesi nedir?”

“Üvey evlat değildir”

Şube müdürlerinin kökenlerine göre ayrılmasının kamu yönetiminde yeni sorunların önünü açacağını belirten Yıldırım, bugün hizmet sınıfına göre yapılan ayrımın ilerleyen dönemde başka unvanlara ve çalışma gruplarına da yansıyabileceği uyarısında bulundu.

Yıldırım açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Talebimiz nettir: Şube müdürlüğü görevini fiilen yürüten bütün personel, önceki kadrosuna veya hizmet sınıfına bakılmaksızın göreve bağlı aynı mali ve özlük haklardan yararlandırılmalıdır. Aynı işi yapanlar arasında ayrım oluşturan bu düzenleme derhâl düzeltilmelidir. GİH ve TSH kökenli şube müdürlerinin emeğini, sorumluluğunu ve kuruma katkısını yok sayan anlayışı kabul etmiyoruz. Aynı görevi yapan öğretmen kökenli olmayan şube müdürleri üvey evlat değildir. Eğitim Gücü Sen olarak bu eşitsizlik giderilinceye kadar konunun idari, sendikal ve hukuki takipçisi olacağız.”




Bu haber 126 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER EĞİTİM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARA
YUKARI YUKARI