Bugun...


A.Güngör Üçüncüoğlu

facebook-paylas
OLMADI CANLI..OLMADI CANIM.
Tarih: 28-09-2020 22:33:00 Güncelleme: 28-09-2020 23:04:00


…Olmadı Can,
… İnan… Olmadı, olmadı Canlı,
… Olmadı Canım… Olmadı sevgili kardeşim.

Son görüşmemiz.
Kurban bayramından sonra… idi.
…Gümüşhane geldiğinde bir Pazar günü “ Ağabey börek var mı”?
…“Var Başkanım börekte, tatlıda var”

Maskesi takılı geldi,
Dirsek vurarak selamlaştık
Onu evimin balkonuna aldım.
Yarenlik ettik.
İstanbul’dan konuştuk.
Ağabey İstanbul iyide, büyük yerin büyük sorunları oluyor.

İBB. Daire Başkanı mesai arkadaşı,
Bizim Akrabamız Torul kökenli Aycan Üçüncü’den bahsetti.
İyi, kafalı, uyumlu iyi bir Hanım efendi dedi.

Kitaplarımdan bahsettik.
Sana söz verdim bir kitabin bastıracağım,
Kitabi ver de sözümü yerine getireyim?
Olur, Başkan hele sen İstanbul’a git maille gönderirim. Dedim

Bana sitem etti.
İBB. Başkanı Ekrem İmamoğlu’na bile kitap yazdın
Beni yazmadın.

Ne demek Başkanım,
Belediye Başkanı iken sana eser yazmaya başlamıştım..
O zaman bana “ Ağabey gencim ileride yazarsın” demişti.,
O zaman vakti saladır,
İstanbul meslek hayatını kısa olarak yaz gönder
Ben ölmeden senide yazayım demiştim.

Gece İstanbul’a döneceğim dedi.
Hele ,Turgut Beye uğrayacağım diyerek kalktı
Evimin…
Merdivenlerden aşağı inerken,
Hakkınızı helal edin,
Ne demek Başkan helal olsun, sende et.
Başkan Virüs yaşlıları çok seviyor.
Asıl sen helal et dedim.
Helal olsun da, ağabeyi bu hiç belli olmaz.
…Sen bize lazımsın Başkanım,..

Başkanım,
Sen mezarları, yaşlıları hastaları ziyaret etmeyi seversin dedim
Başkanım güle güle kendine iyi bak.
…diye uğurlamıştım….dirsek selamı ile uğurlamıştım onu…

Ve… Olmadı Can Başkan..
… Olmadı Canım…
… Olmadı Canlı,
Beklemediğimiz
Hiç arzu itmediğimiz.
…bir anda terk ettin bizleri.

Ölüm..!
Bana, Size, Onlara ve her canlıya gelecek
Önemli olan Canlı gibi gitmek...
İnsanlara insan gibi bakan..
Fikir, zikir, Millet, Cephe, sağcı, solcu…, ayırmayan
Bir günde 3 cenazeye giden.
Günü birlik İstanbul’da hasta ziyareti…
İkindi namazında Kelkit’te Cenaze katılan,
Canlı gibi gitmektir esas olan.
Böyle adam gibi adamdı… Canlı..

Hep makam sahibi oldu..
Başkaları gibi… Koltuğu, Makamını…
…büyüklük, böbürlenmek için değil,
Sevgi, saygı ve hizmet aşkı için doldurmuştu.

Başkaları gibi..,
Gümüşhane de kendine imparatorluk değil.
…kendi egosunu tatmin için değil.
…Ben ne oldum, demek için değil,
… Makam da oturup koltukta dönmek için değil.
Gümüşhane’nin,
…Garibanın.
…Yetimin üzerine kurduğu dünyadan göç ettiğini görenlerin bu gün gözyaşı döküyorsa....
…Dinlediğim ve duyduğum herkes Rahmet olsun nidaları ile uğurluyorsa…
o günlerden kalan iyiliklerin, adam gibi adam olmanın sonucudur bu….

Beyler sizde,
Evet hepimiz sırası geldiğinde.,
Başınıza taktığınız Taç’lar
Sarıldığınız makamlar,
Döner koltuklarınız kuş tüyü misali altınızdan giderken.
Canlı gibi hatırlanmak her insana nasıp olur mu kalanlar görür mü bilmem .?

…Hele, hele, hele…!
…Hele, hele, hele.
Evet, sen gibi…,
Evet, evet senin gibi…,
Çoklarına nasip olmayacaktır böyle bir gidiş,

İnan Başkanım.
Sevgili Dostum Can,..Canlım.
Kimse inanmıyor gittiğinde.
Hepimiz, seni seven sevmeyen,
Gümüşhane’nin Kuşak Kaya’sı bile moral bozukluğu için de.
Bir değil.
Bin değil.
Milyon kere lanet ediyorlar virüse.

Ben Canlıyı lise yıllarından tanırım.
Kardeşim Vedat’la Gümüşhane lisesini bitirmişti.
Yapısını.
Kişiliğini
Karakterini.
Samimi oluşunu çok iyi bildik

Gazeteci olarak eleştirirdik,
Sitem eder belki bize göre doğru ona göre yanlış yazardık..
Çarşıda,
Pazarda,
Sokakta,
Görse kolumuza girer,
…Çay’a veya yemeğe götürürdü.

Bir güne,
Gazetecilere.
Kendini eleştirenlere.
Behey…
Bre gazeteci...
“ Fikir sahibi olmadan, bilgi sahibi nasıl olursun”..
…diye hesap sormak için ucuz kahramanlık peşinde asla ve asla olmadı, olmamıştır.

Olmadı Canım Canlı..
Sanki sağ yanım felç olmuş gibi.
Sanki arkamdaki büyük bir dağ taşıyla toprağı ile kayıp olup gitti.

İstanbul’a ya cenazeye yâda taziyeye giderdi.
Gece Zigana dağını doğru gelirken.
Eğer arabada uyumuyorsa, Saat 10-12- 02,zaman ne olursa olsun
“Ağabey benim uykum kaçtı, kütüphanende birer çay içerim “derdi.
Hele hele o seçim geceleri,
Yanında getirdiği arkadaşları ile geç vakitlere kadar yârenlik ederdik.

Son Belediye Başkanlığı seçimine gireceği zaman.
“Ağabey ne dersin”
Girme Başkanım, dedim..
Ortamı iyi görmüyorum.
Tamam, ağabey sen öyle görüyorsa girmem.

Aradan bir hafta kadar geçti, Ankara dan bana Telefon açtı,
”Ağabey, bırakmıyorlar girmek zorundayım “ dedi
Seçimi kayıp ettiğinde,
“Senin sözünü tutmadığım için yanlış yaptım.” Demişti.

Kim üzerin alırsa alsın.
Canlı hiçbir zaman.
Makamcılık
Koltukçuluk,
Burunculuk,
Benlikçilik,
Yanı Başkaları gibi ne oldum ”Delisi” olmayıp...,
Unvanı, Makamı, koltuğu…
Böbürlenmek için değil.,
Ben her şeyi biliyorum, olarak değil.
Demokrasinin gereği olarak görürdü....

Adam gibi adamı ..,
çok erken kayıp etiğimiz için..,
Gümüşhane de eli öpülesi bir adam olduğu için.
Yeri doldurulamayacak kişiliği…İçin…
Güle güle Başkanım..

Beklemiyorduk bu sonu.
Olmadı Can,
Olmadı Canım canlı.
Olmadı sevgili kardeşim,
Olmadı sevgili Başkanım, Genel müdürüm, Vekilim, İş adamı.
Olmadı sevgili Dostum,
Olmadı gönlü, yüreği, kişiliği bol insan.

“Ağabey gel ne olur”
“Ağabey gel seni boğazda gezdireyim,
Gel.
Uçakla,
Gemi ile
Özel arabanla
İstediğin zaman gel.

Değerli kardeşim ben gelemedim amma,
…sen geldin eller üstünde,
… Gümüşhane’ye baş tacı olarak geldin.
…olmadı Can kardeşim,
…olmadı Canlım
…olmadı Can, olmadı Canım.

Sevgili Canlım.

Belki yarın.,.
Belki yarından da çok daha yakın.
Geldiğim de görüşürüz sevgili kardeşim.



Bu yazı 3605 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARA
YUKARI