Ö L Ü M.
İki dudak arası
Ölüm kelimesinin içinde
Ne hayatlar söndü gitti.
Ö L Ü M,
Adını söylemek.
Evinde,
Komşuda,
Sokakta,
Gazetelerde
Televizyonlarda
O kadar kolay ki.
Ö L Ü M
İçi doldurulamayacak kadar geniş.
Ölüm içinde.
Ev halkından
Babam,
Annem,
Ağabeyim,
Komşuda,
Hasan,
Hüseyin,
Mehmet,
Kezban, Ayşe, Fatma nenelerde var
Ö L Ü M.
Yaşadığım müddet içinde
Çeşitli hastalıktan
Kandan, kanserden,
Kanserden kalpten,
Trafik kazasından,
Cinayetten ölenlere mi?
Yoksa..
Kemal Hocam gibi yatağında
Kemal Bostan gibi hastalıktan
Kemal Altıntaş Hocam gibi zamansız
Bu dünyadan göç edenlerin doldurduğu,
...Ölüm.
Ö L Ü M.
Kelimesinin içine
Her gün çeşitli nedenlerle.
Baş belası Pandemi.
Doğa olayları,
Depremler,
Yangınlar
Seller,
Ölenler bile dolduramadığı.
Ö L Ü M.
Kelimesinin içi
Dünya kurulalı
Dolmadı.
Doldurulamadı.
O
Ö L Ü M
Kelimesinin içini
Nice yaşamlar.
Nice hatıratlar
Nice anılar.
Nice sevgileri bile dolduramadı
Ö L Ü M.
Dört harf aralığını
Kadimden sonsuza
Nefesleri duranlar bile dolduramayacak.
İster evde
İster köyde
İster ilçede
İster İllerde
İster Ülkede
İsterse dünyada
Her gün nefessiz kalan milyonlar bile
Ö L Ü M
Kelimesini dolduramadı.
Her gün nice nice
Canlar,
Cananlar,
Canlı gibi iyi bir dost
Sessiz sedasız,
Bir nefese muhtaç olarak
Ö L Ü M
Döşeğinden
Kara toprağa göç ediyorlar.
Ö L Ü M
Son uyku değil,
Son uyanıştır.
Ö L Ü M
Her kalbin çarpıntısı,
Açel’in ayak sesidir
Ey hayat,
Seni bu kadar kıymetli tutuşum,
Ölüm sayesindedir.
Ö L Ü M
Korkulan son değildir
Başka bir hayatın başlangıcıdır
O Başlangıç kapısından,
İster istemez herkes girip,
Yaptıklarının hesabını verip
Ya mutluluk denizine.
Yada azap çukurlarına gidecektir
Ö L Ü M
Bu gün icat edilmedi ki
Yarınlarda son bulsun.
Oysaki
Dünyaya geldiğiniz gün,
Bir yandan yaşamaya,
Bir yandan da ölmeye başlarsınız.
Ö L Ü M
Arzu edilen bir son değildir
Ölüme hazırlıklı olmak güzeldir.
Hayatta her şey belirsiz,
Kesin olan mukadder bir şekilde kesin olan tek şey var:
Ö L Ü M.
Ö L Ü M,
Yaratılmışın
Yaradan’a kavuşmasıdır,
Sebi arus’dur. Mevlana
Ö L Ü M
Nerede
Ne zaman
Nasıl beklediği belli değil,
İyisi mi biz onu
Yatakta,
Ayakta,
Hayatın her anında,
Mutlu anlarda,
Seni canlardan
Cananlardan
Oğuldan
Uşaktan
Maldan mülkten
Servetten, ayıran
Ö L Ü M
Değil mi?
Ö L Ü M
Her an
Her yaşta
Gence
İhtiyara
Kadınlara
Erkeklere
Çocuklara
Geleceğini asla unutma.
Ne kadar tamah etsen.
Karun kadar hazinen olsan.
Dünya malını çalıp cebine koysan
Makamlar, mevkiler senin olsa,
Doğumun bir damla su,
Bedenini saran 9 metre bez,
Nihayet,
ÖLÜM
Bir avuç toprak değil mi?
***
Toprağa gark olmuş nazik tenleri
Söylemeden kalmış tatlı dilleri
Gelin duadan unutman bunları
Ne söylerler ne bir haber verirler(Yunus Emre)
***
İşte
Ö L Ü M
Gayya çukuru
Hasretle
Malla mülkle,
Dolmayacak kadar derindir
O
Gayya ölüm çukuru
Servet ile değil
Sevgi,
Saygı
Sevda
İyilikler doldur, doldurabilirsen
***
Yaşamımda derin izleri ve sevgileri olan.
Kemal Demirci Hocam
Kemal Altıntaş Hocam
Kemal Bostan Dostum, Arkadaşım..
Ve kadim Kardeşim Mustafa Canlı’yı
Rahmetle, Hasretle anıyorum.