Bekliyorum ki.
Gümüşhane’ye uyduruk şehir diyene.
Kim Tarihi bilgisi ile cevap verecek?
Kim Menfur yazıyı yazarcığın yüzünü vuracak?
Kim Bayburt- Gümüşhane tarihindeki farklılıkları,
Kim Bayburt ile Gümüşhane’nin tarihi bağlantısını,
Kim Gümüşhane neden sancak yapıldığını,
Kim Bayburt değil de Gümüşhane neden il yapılmadığı bilecek?
Kim Bayburtlu Cazım Gürbüz’e cevap verebilecek?
Bekledim ki.
Gazetelerde allı pullu Google yazarlığı yapanlar.
Bayburt’lu yazar Cazım beyin Gümüşhane’yi küçük düşüren yazısına cevap verecek diye uzun süre bekledim.
Kim cevap verdi.?
Yine gazeteler,
Gümüşhane ’nın yerli ve Milli evlatları.
CHP. İl Başkanı Sayın Bedri Ağaç
İYİ Parti İl Başkanı Sayın Ali Ateş.
Deva Partisi İL Başkanı Sayın Didem Kurt,
Yanı Muhalefet il Başkanları Gümüşhane’nin onurunu koruyup kollayacak tepkiyi gösterdiler.
***
Kim tarafından olursu olsun Gümüşhane hakkında cahilce yazılmış yazıya ilim adına bu güne kadar gerek Arşiv bilgileri, gerekse araştırmacı olarak elde ettiğim bilgi belgeleri dayanarak cevap vereceğim.
”İlkin Kocaeli gazetesinde 17 Eylül de kaleme alınan
“GÜMÜŞHANE YAPAY UYDURMA İL’DİR, yazısı
Ben bu konuda geçtiğimiz ay içinde,
Günyüzü ve Üçtaş.
Yine Kadırga,
Yine Çakır göl ,
Yine Girlavuk suyu.
“Gümüşhane sınırları içinde kalan 250 den fazla yayla, en az on tane köy, Mezere, Ormanlık alanları nereler olduğunu Gümüşkent gazetesizinde en az 40 sayfa bunlara makale yayınladım
Gelelim Bayburtlu sevgili Casim beyin yazısına,
Yazının tamamı gerçek bilgiden uzak.
Sadece hayal ürünü saikı ile bilgisizce yazılmış.
Olması mümkün olmayan hayal ürünü bir yazı.
Şöyle düşündüm bu yazıyı yazanın yazarlıkla ilgisi var mı,?
yoksa Devleti idare sisteminden bi haber olan cahil bir kişinin yazısı mı diye düşündüm.
Yazı tamamen onur kırıcı,
1. GÜMÜŞHANE YAPAY UYDURMA İL’DİR.
2-. İSRAİL PARLAMENTOSUNDA “Sen istersen o bir hayal değildir.”
Anlamını bilmeden Siyonist bir düşünce ile kaleme alınmış .
Bir an düşündüm bunu yazan geçmişte Bayburt’ta yaşarken Gümüşhane’den ve halkından nefret eden bir İsraillinin yazısı mı?
Yazıya,
Yazının altındaki isme bakıyorum.
Bizim Hemşerimiz,
Bayburtlu İbrail sevdalısı olduğu yazısından anlaşılan ” Sayın Cazim Gürbüz’ün Gümüşhane’nin 1848-1868 yıllarında kasaba, Belediye kurulmasını içine sindiremediği şekilde kın ve nefret kusmuş gibi.
Yazı kısaca şöyle:
• İki bin yıl, hep baskı gören ve dünyanın her yerine atılıp saçılan Yahudiler, anayurtlarında bir gün mutlaka devlet kurmayı ülkü edindiler
“ Eğer sen istersen o bir hayal değildir” diyorlardı,
KİŞİNİN İSRAİLE ÖVGÜSÜ;
İsrail’i kurunca bu sözü parlamentolarının duvarına yazdılar.
Kurdular devletlerini, dünyayı parmaklarında oynatıyorlar…
..Ve bu günlerde İsrail’le yakınlaşmamız ülke çıkarlarımız için yaşamsal önemde olmasına karşın, her taşın altında Yahudi melaneti arayan, Yahudileri her kötülüğün anası gibi bilen ve bunu tartışılmaz bir saplantı hâline getiren bu “dinci taife” gene o bitmeyen teraneleriyle vaveylaya başladı.
Bu ülkede, bu şartlanmışların yüzüne, bu acı gerçekler çarpılmadı yeterince… İşte ayna… Ben çarpıyorum kendi çapımca”
Vay ki vay.
Hem de Bayburt’lu
Hem de İsrail’e olan tutkunluğu.
Hem de İsraillinin bile sevinç göz yaşları altında okuyacağı sözlerle dolu.
Her taşın altında Yahudi melaneti arayan Yahudileri her kötülüğün ananı bilen bunu saplantı haline getiren “Dinci taife” yine velveleye başladılar” diye gazetede çıkan yazısı bu.
Bayburt halkının insanı değerlerini,
Tarihi kültürünü çok ama çok iyi bilen,
Hem kızımın, hemde Bacımın eşleri Bayburtlu olması ile dini, inançlarını gelenek ve göreneklerini çok iyi bilen bir kişi olarak;
Casım Bey gibi İsrail vurgunu hiç kimseye rastlamadım.
Bu İsrail tutkunluğunu Bayburt KULTÜRÜNDEN Değil ,
Siyasi kültürünün tutkunluğundan almış olabilir mi bilmiyorum.?
Bu yazının içinde,
İsrail 9 Hacımızı gemide öldürürken.
En az 50 senedir çocukları öldürmekten haz duyan
Kadınları ve yaşlılara yaşam hakkı vermeyen,
Roma işkencelerine taş çıkaran İsrail’e ” Ya ya şa şa İsrail çok yaşa “ diye attığı bu narayı Gümüşhane’nin uyduruk il olmasına bağlayana cevabım tabi ki ağır olacaktır.
Gelelim 2 şıkka.
Kim Gümüşhane’yi il yapmış
Kim torpil koyarak bu kararın altına imza atmış.
Yazıyı yazan “ kuş beyinli”
Hangi tarihi bilgiye
Hangi Resmi Belgeye
Hangi arşiv kayıtlarına göre bu yazıyı yşazmış
Böyle bir yazısı yazanın...,
....kendi soyundan, boyundan ,toprağından haberi olmayanın kaleminden nefret duyguları ile dökülen yazıdan başkası değildir.
Gümüşhane ve Bayburt birbirini 80 Km. uzaklıkta olmasına rağmen,
Tarih-i Kültür gelenek ve görenekleri, Ananevi uyumları orta derecede,
Tabi ki müştereklerimiz var
Tabi ki paylaştığımız değerlerimiz var
Gümüşhane neden ve hangi sebeplerden?
Hangi özelliklerinden?
Hangi yer altı ve üstü zenginliklerinden?
Hangi Coğrafi nedenlerle, Bayburt değil de Gümüşhane il oldu.?
Sorusuna yazıyı yazanın “ Kuş beynine” aklına sokmak için nedenlerini yazıyorum.
Gümüşhane .
Torul ve Kürtün Türkiye de yer altı zenginlikleri ile ilk 3. sıraya giren bölgedir.
Sadece benim tespit ettiğim bu konuda 900 sayfalık iki eserim.
1-Maden Yurdu Gümüşhane
2-Maden ve Mağara kardeşliği.
Adlı eserlerimde Gümüşhane’nin MÖ. 400- 5000 ‘lI yıllarda madenler ve halk kültürü konusunda Bayburt’tan ayrılmaktadır.
Erzurum ve Bayburt’tan MÖ. 400 yıllarında Gümüşhane-Giresun bölgesine kadar alandaki sahadaki köylerde 11 tane yerli madenci halklarını gördüğünü yazar.
Gümüşhane bölgesinde 305 tane büyük, içinde 11 kalem çeşitli madenlerin varken Bayburt’ bölgesinde Sadece Osluk bölgesinde az miktarda Gümüş madeni varlığı tespit edilmiş, o köyde Gümüşhane’ye bağlı idi.
Gümüşhane Torul ve Kürtün bölgesinde 18 yüzyılda 56 tane Fransız-İngiliz-Amerika –İtalya –Almanya -Bulgar ve daha nice Devletlerin maden şirketleri ve Genel müdürlükleri vardı.
Evet, Genel müdürlük. Torul Yurt köyünde Fransız Contre şirketinin Genel Müdürlüğü 70 sene hizmet verdi
Yine Gümüşhane, Zigana ve Maçka arasında Hortakop - Satala ve Kelkit sadakta Roma 15 lejyonuna sahip büyük bir ordusu, Romalıların silah fabrikası ve kültürleri vardı
Yine İlk çağdan Cumhuriyete kadar Gümüşhane bölgesinde ayakta kalan,
127 taş ve kemer köprüleri
52 irili ufaklı Roma, Cenevizliler, Med ve Asurlardan kalma kaleleri
75 tane bilinen maden mağaraları
312 tane kilise Şapel, Manastır ve gözetleme kulesi
700 den fazla yayla, mezereleri.
500 üzerinde 321 bu gün, 200 üzerinde asırlar öncesinde terk edilen köyleri
Yine 1835 Bayburt ve Köyleri Nüfus Müslüman Gayrimüslim Toplam 8.661
Gümüşhane 1831 yılında 27.000 bin . Bunun 15 bini Kromni maden bölgesinde yerleşikler
Yanı Gümüşhane,
..,bu gün olduğu gibi 200 sene önceden de Bayburt’un nüfusunun iki misli idi.
Yine. Gümüşhane 1831 den başlamak üzere,
Başta Bayburt, Tirebolu-Maçka-Arsin -Görele yüksek köy- Galyan (Şimdi Atasa)
269 km. Uzaklıkta olan Milas yanı Mesudiye ilçesi Gümüşhane’ye bağlı idi.
Gümüşhane,
1848 yılında kasaba ,
1868 yılında sancak olup Belediye kurulmuştur.
1927'ye kadar Erzurum'a bağlı olan Bayburt bu tarihte Gümüşhane'ye bağlandı. 21.06.1989 tarihinde 3578 sayılı yasa ile il statüsüne kavuştu.
Yanı henüz rüştünü ispat etmemiş küçücük bir il konumunda.
Bayburt tarihte iki defa sancak olmuştur.
Yani bugünkü manada vilayet olmuştur.
Bunlardan ilki Bayburt'un Osmanlılar tarafından fethi sonrasında, diğeri de 19. yüzyılda gerçekleşmiştir.
Toplam on sene 1877-1878
Osmanlı-Rus harbi sonra ortaya çıkmıştır.
Yaklaşık on yıl sancaklığın da Kelkit, Şiran ve İspir kazaları bağlı kalmış
Gümüşhane bölgesi için hayalı dar olan, Bazı fanatik 3-5 Bayburtlu kardeşimizin Gümüşhane hakkında uydurduğu İsmet Paşa, Gümüşhane’ye gelir, Gümüşhane çarşısını da gezmek ister, fakat Gümüşhane’de çarşı yoktur, “Paşam buyurun sizi Bayburt’a götürelim, Bayburt’un çarşısını gezin” derler ve öyle de yapılmış..
Birde gerçek tarihi okuyun.
İsmet Paşa 1946-1952 da iki kez Gümüşhane’ye geldi.
Gümüşhane de o zaman tek cadde, hatta yok diyenler bu gerçek bilgi ve belgeleri gözünün içine sokarlarsa bir daha bilip bilmediği konularda yazı yazmazlar
1876 -1952 yılına kadar Gümüşhane Mah
Osmanlı Arşiv kayıtları;
1. Hıdırilyas Mahalle sokağı DH.İD.113-12-1927 137
2. Cami-i Şerif Mah ve sokağı. HNR. 30-10-1925 111
3. Tufaniye Mahallesinde HNR.31.08. 1964 -
4. Surda caddesi Mebusu Hayri H-16-05- 1328 213
5. İnönü Mah yerleşkesi cadde NR.27.01. 1968 48
6. Ermeni Mahallesi. H-07-05- 1313 178
7. Esami-İ Kura Mahallesi H.074-483- 1928 ,,?
8. Cam-İ Kebir Mahallesi 1876 173
9. Cami-İ Sağır Mahallesi 1876 109
10. Cami-İ Cedid Mahallesi 1876 179
11. Emirler Mahallesi 1876 244
12. Çarşı Mahallesi 1876 25
13. Meryem Ana Mahallesi 1876 255
14. Ayatodor Mahallesi 1876 288
15. Ayana Mahallesi 1876 109
16. İstavroz Mah. HR.TH.35-6-1927 649
17. Sadettin Mahallesi 1876 22
2750
Tarih bilmeyen, yazdığı yazının içi çöp sepetteki gibi Sağdan. Soldan ortadan Hayal ettiği gibi yazan Gümüşhane’nin Bayburt’tan çok daha nüfusa, mahalleye, cadde ve sokağa sahip olduğunu tarihi belgelerle yalan söyleyenlerin yüzüne şamar gibi vurdu sanırım.
İsmet Paşa,
Girişten kendi adı verilen cadde ve mahalleye gidene kadar en az 3 tane caddeden geçmektedir, Sol tarafta bulunan mahallelere gidecek zamanı olmadı
Öyle bir söz olmuş olsa Gümüşhane’de yıllar yılı söylenirdi.
Sayın yazarın hayâlı ben cevap verene kadar renkli geçti bu yazıdan sonra bakalım ne bahaneler bulur
Bayburt gün bu gün göç verip nüfusu 80 binlere inmiştir,
Bayburtlu arkadaşlara çok kereler söyledim... Nüfusunuzu tutun. Milletvekillerinize söyleyin ve onları hizmet etmeye zorlayın bunu yapmazsanız ileriye dönük hayal kırıklığı içinde olursunuz Bayburt büyütmek sizin elinizde..
Tarih konusunda araştırıp, soruşturmadan Yalan yazanın yüzüne araştıran tarihi bilen ancak vurabilir.
Sayın yazar kendi ilçesine uyduruk diyorsa ona bir sevineceği güzel bir teklif “ Gümüşhaneliler kabul ederse “ gel seni Gümüşhane nüfusuna kayıt edelim”
Sayın yazar, gazetelere yazı yazdığını göre onun çok sevdiği İsrail Atasözü yerine şu Türk atasözü ona daha faydalı olur “ Aç tavuk kendini darı ambarında görürmüş,” Bu atasözünü Altın harflerle yazdırarak odasına asmasının tavsiye ederim
Sonuç olarak;
Gümüşhaneli hiçbir zaman Bayburt il olmaması gerektiğini asla düşünmemiştir çünkü Gümüşhane’nin her konuda büyüklüğünden asla şüphe etmediler..
1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Osmanlı’nın doğudaki toprak kayıplarının neticesinde sancak statüsüne çıkarılmışsa da 1888’de tekrar kaza statüsüne getirildi.
Bayburt 10 yıl süre ile iki defa neden sancak nasıl oldu tarihin ve arşivin sayfalarına baktıklarında anlarlar... Ben bir ip ucu vermek istiyorum—1878 Osmanlı Esasiye kanununa göre bölgelerde yeniden yapılandırma yaparken o zamanlar 1877-78 Osmanlı Rus savaşında Bayburt Kop dağında Rusları durdurmaya çalışması üzerine paşaların isteği ile Bayburt Sancak yapılmak istendi ve Bayburt’ta çok büyük köyler olmadığından Kelkit-Şiran-İspir nahiye ve kasaba yapılarak Bayburt’a bağlanıp sancak yapıldı
Bağlandığı andan itibaren 10 yıl süre ile İspir-Kelkit-Şiran halkı yüzlerce dilekçe vererek Bayburt’tan ayrılmalarını istemiş bu kasabalar ihtiyaçları olmasa bile Bayburt’tan alış veriş yapmamaları Bayburt yalnız kalması üzerine Sançaklıktan düşürülmüştür.
Diyelim ki-Bayburt il yapılacak Osmanlı dönemi değil ki Merkezden ben seni il yaptım Gümüşhane-Kelkit-Şiran-İspir’i size bağladım deme ile olmuyor.
Bağlanacak yerleşim yerlerinin yarıdan bir fazlasının oluru almak için Referandum yapılması şarttır... Hadi çıkın yola bakalım arkanızdan kim gelir...Sadece Demirözü ve Aydın tepenin 3-5 nüfusu ile olmuyor..
Hadi en yakınızda ispir halkından 3-5 kişiye sorun bakalım.
Bayburt halkından bu yazar gibi fanatikler yaşadıkları müddetçe Bayburt gerçek bir il hayâlını hep düşlerinde göreceklerdir.
Gümüşhane’nin ilçesi Kelkit’in, Bayburt’tan çok daha gelişme göstermiş olması korkarız ki devam eden göçler nedeniyle Bayburt 50-100 sene sonra Kelkit’e bağlanır mı korkusunu düşünülmesi onun için şimdiden Bayburt’un gelişmesi ve geliştirilmesi için İstanbul-Kocaeli-Ankara-İzmir gibi mega kentlerde keyif çatana kadar Memleketlerine gelerek nüfuslarını artırarak ona göre ileriye dönük hareket etmeleri gerekir.
Bugün ev ev gezilerek nüfus sayımı yapılsa Gümüşhane ve Bayburt gibi iller nüfuslarının % 25 ini kayıp ederler.
Bu yazımın hitap ettiği kendini bilmez kişiye nasihatim.
Madem ki yazarsın..
Mademki Bayburt’un tarihsel haklarını savunuyorsun
Gaziantep-Maraş Kurtuluş savaşında küçük çaplı sindirme çatışmalarına karşılık Gazilik-Kahramanlık payeleri aldılar.
Bayburt halkının kop dağında, Konursu ve merkezde Ruslara karşı direnişte 150 bin Rus Askerini 3 ay boyunca 3 bine yakın şehit vererek karşı koymasının bedeli olarak Şehitler diyarı Bayburt anlamında Gazi-Kahramanlık unvanını almak için harekete geçin
Ben Bayburt’un bu önemli direnişi için 3 kez Bayburt’un tarihsel hakkını verin diye yazdığımda hiçbir Bayburtludan destek görmedim.
Bayburt’un tarihsel hakkını almak için uğraşmayanlar, Gümüşhane’yi lev etmek için uğraşmaları boşuna kürek çekmek olur.
Beyler Bayburt Gümüşhane’nin ayrılmaz ikiz kardeşi gibidir. Gümüşhane halkı ve bizler bunu daima böyle gördük, görmeye de devam edeceğiz..