|
Tweet |
Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Prof. Dr. Oktay Yıldız, üniversite ile şehir arasında güçlü bir köprü kurmayı hedeflediklerini belirterek, “Gümüşhane asırlardır kültürel mirasıyla ön plana çıkan bir şehirdir. Valimizin engin tarih bilgisinden hem akademisyenlerimizin hem de hemşehrilerimizin faydalanmasını arzu ettik” dedi.
Konuşmasına teşekkür ederek başlayan Vali Baruş, idarecilik görevinin yanında akademik araştırma yapmayı önemsediklerini dile getirerek, “Akademik hayat insanın beynini diri tutuyor, düşünce dünyasını zenginleştiriyor. Farklı fikirlerle karşılaşmak dünyaya farklı açılardan bakmayı sağlıyor” ifadelerini kullandı.
Vali Baruş, şehirlerde insanların düşünce dünyasını besleyecek sosyal ortamların önemine dikkat çekerek, bu tür buluşmaların kent için büyük değer taşıdığını vurguladı.
Türk devlet geleneğinin temellerine odaklanan Baruş, başlangıç noktası olarak Cumhurbaşkanlığı Forsu’ndaki ilk yıldızla temsil edilen Büyük Hun Devleti ve Mete Han’ı gösterdi.
Göçebe yapıya rağmen ilk Türk devletlerinin son derece gelişmiş bir yönetim anlayışına sahip olduğunu belirten Baruş, hükümdarın temel görevinin “milleti ve devleti düzen içinde tutmak, halkın refahını sağlamak ve sevgi kazanmak” olduğunu söyledi.
Sunumun dikkat çeken bölümlerinden biri de eski Türklerde kadının devlet yönetimindeki yeri oldu.
Vali Baruş, hükümdarın eşi ‘Hatun’un devlet meselelerinin görüşüldüğü Kurultay’a bizzat katıldığını ve bu durumun Arap seyyah İbn-i Fadlan tarafından şaşkınlıkla kaydedildiğini anlattı.
Baruş, Kurultay’ın daha sonra Türk-İslam devletlerinde ‘Divan’ geleneğinin temelini oluşturduğunu belirtti.
Karahanlılar, Gazneliler ve Selçuklulardan itibaren yönetimin “ilahi iradenin tecellisi” olarak görüldüğünü ifade eden Baruş, yerleşik hayata geçişle birlikte otağdan saraya, beylikten büyük devlet organizasyonlarına evrilen süreci aktardı.
Osmanlı’nın daha merkeziyetçi bir sistem kurduğunu belirten Baruş, “Osmanlı’nın temel yönetim modeli Tımar sistemiydi. Bu sistem bozulmaya başlayınca yerel güçler, yani ‘Ayanlar’ ortaya çıktı” dedi.
1808 tarihli Sened-i İttifak’la padişah otoritesinin ilk kez yazılı bir belgeyle sınırlandığını vurguladı.
Günümüz idari yapısının esaslarını oluşturan düzenlemelerin 19. yüzyıldaki reformlarla geliştiğini belirten Baruş, özellikle 1864 Tuna Vilayet Nizamnamesi ve 1871 Vilayet Nizamnamesi ile vilayet, liva, kaza ve nahiye modeline geçildiğini hatırlattı.
Vali Baruş, 1913 tarihli düzenlemeyle hayata geçen İl Özel İdarelerinin 2005 yılına kadar yürürlükte kalarak Cumhuriyet dönemine aktarılan en önemli idari miraslardan biri olduğunu söyledi.
Soru-cevap bölümüyle devam eden programda Vali Baruş, katılımcıların sorularını yanıtladı ve yönetim tarihi üzerine karşılıklı görüş alışverişinde bulundu.
Gümüşhane Valisi Baruş, Türk Devlet Geleneğini Anlattı