|
Tweet |
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Satala Antik Kenti, Roma İmparatorluğu’nun doğudaki en önemli askeri üslerinden biriydi. Bugünse, bilim dünyasının gözünü çevirdiği bir arkeolojik merkez olma yolunda ilerliyor. Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, “Satala’yı sadece Gümüşhane’nin değil, dünya tarihinin hak ettiği yere taşımak istiyoruz” diyerek hedeflerinin UNESCO Dünya Mirası Listesi olduğunu söyledi.
Karadeniz Teknik Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Yavuz Çakmur, yürüttükleri kazılarda Roma’nın doğu sınırını koruyan dört büyük lejyon kentinden ayakta kalan tek örneğin Satala olduğunu vurguladı.
“Melitine (Malatya) günümüz yerleşiminin altında, Samosata baraj suları altında, Zeugma ise tam anlamıyla kazılamadı. Bugün bir lejyon kalesinin tamamına yakınıyla görülebildiği tek yer Satala’dır” dedi.
Çakmur, Roma İmparatorluğu’nun sınır anlayışının bugünkü miras koruma vizyonuna yön verdiğini hatırlattı:
Bu kapsamda Satala’nın, Doğu Roma sınırlarının tamamlayıcı halkası olarak UNESCO’ya aday gösterilmesi için bilimsel altyapı hazırlıkları sürüyor.
Kazı çalışmalarında üç ana alanda ilerlediklerini belirten Dr. Çakmur, C3 açmasının en karmaşık ve buluntu zengini bölge olduğunu ifade etti:
Alanda, Hristiyan mezar taşlarının zemin döşemesi olarak kullanıldığı “yazıtlı yol” keşfi ise arkeoloji dünyasında büyük yankı uyandırdı.
Satala’nın kuzeyindeki lejyoner mezarlığında yapılan antropolojik analizler, bilim insanlarını bile şaşırttı.
Kazı ekibi, arkeolojiyi ileri teknolojiyle birleştiriyor. Roma dönemine ait kemerli yapının korunması için sismik analiz, çelik iskele ve hidrolik kireç enjeksiyonu tekniklerini bir arada kullanıyorlar.
Sadak köylülerinin yıllar önce Roma havuzunun üstünü yosunlaşmayı önlemek için kapattığı basit ahşap çatının, yapıyı farkında olmadan koruduğu ortaya çıktı.
Satala’nın sadece kazı alanında değil, köy yaşamının her taşında yaşadığını belirten Çakmur, Sadak Köyü’nün tüm yapılarındaki antik taşların dijital arşivini oluşturduklarını açıkladı.
“Her evin duvarındaki devşirme taşları GPS tabanlı olarak kayıt altına aldık. Artık Sadak, dijital bir arkeolojik haritaya sahip.”
Satala’yı sadece kazı alanı değil, bir deneyim alanı haline getirmek istediklerini belirten Çakmur, yeni turizm projesini şöyle duyurdu:
Son olarak Dr. Elif Yavuz Çakmur, Satala’nın yalnızca bir kazı alanı değil, bir medeniyetin aynası olduğunu vurguladı: