|
Tweet |
İYİ Parti Samsun Milletvekili Gümüşhaneli Bedri Yaşar, İYİ Parti İl Başkanı Ali Ateş ve İYİ Parti Gümüşhane teşkilat üyeleri yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi. İYİ Parti Samsun Milletvekili Gümüşhaneli Bedri Yaşar, “Gümüşhane’mizin ne yazık ki sınırları değişiyor. Verilen sözler var. Yapılan icraat yok. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Kırgeriş, Bağlama ve Damlı köylerine ait arazilerin Trabzon’un Şalpazarı ilçesine bağlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı 9 Aralık 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Böylece, bu köylerimize ait yaylalar, ormanlar, meralar ve içme suyu kaynakları Trabzon’a bağlanmıştır” dedi.
İYİ Parti Samsun Milletvekili Gümüşhaneli Bedri Yaşar, gerçekleştirilen programda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Milletvekili Yaşar, günlerin her geçen günü aratmaya başladığını belirterek, “Ülkede güven ve istikrar kalmamıştır. Hayat pahalılığı ve ekonomik sorunlar her alanda kendisini iyice göstermeye başlamıştır. 2002 yılında 29,7 olarak aldıkları Tüketici enflasyonu 78,62’ye, 2002 yılında 30,8 olarak aldıkları Üretici enflasyonu 138,31’e yükselmiştir. Hükümette hedefler şaşmıştır. Milletin ve hazinenin parası kur korumalı mevduata ve hazine garantili köprülere, yollara, hava limanlarına ve hastanelere gitmeye başlamıştır. Böylece Merkez Bankası rezervleri tüketilmiştir” diye konuştu.
‘TÜRKİYE, EKONOMİDE VENEZUELLA, SURİYE VE ZİMBAB GİBİ ÜLKELERLE ANILMAKTADIR’
Yaşar, “Hükümet, 6 ay içinde TBMM’ye ek bütçe getirmek zorunda kalmıştır. 500 milyon dolar ihracat hedefi hayal olmuştur. Bırakın ilk 10 ekonomi arasına girmeyi, ilk 20 ekonomi arasından bile Türkiye hızla uzaklaşmaya başlamıştır. İhracat konusunda dünya da ilk 10 ekonomi arasında yer alamayan Türkiye, bu acemi ekonomi yönetimi sayesinde en yüksek enflasyon konusunda dünya da ne yazık ki ilk 10 ülke arasına girmeyi başarmıştır. Yüksek enflasyon konusunda artık Türkiye, Venezuella, Sudan, Lübnan, Suriye ve Zimbab gibi ülkelerle anılmaktadır. Türkiye’nin CDS Risk Primi 906’ya yükselmiştir. Türk-İş'in Mayıs 2022 açlık ve yoksulluk sınırı araştırmasına göre, Açlık sınırı 6 bin 17 TL ile mevcut asgari ücretin 1764 TL üzerinde gerçekleşmiştir. Yoksulluk sınırı ise 19 bin 602 TL olmuştur. Kişi başına gelir en son 2013 yılında 12 bin 582 dolara kadar çıkmıştı. TÜİK verilerine göre, kişi başına gelirimiz 9 bin 412 dolara düşmüştür. Milli gelirden yeterince pay alamayan dar gelirli vatandaşlar ucuz gıda ve ekmek kuyruklarına yönelmiştir. Benzine 1 yılda yüzde 224 zam yapılırken, motorine yüzde 238 oranında zam yapılmıştır. Son zamlardan sonra daha önde 600 TL’ye dolan bir traktörün deposu 1200 TL’ye dolmaya başlamıştır. Yüksek akaryakıt fiyatları, hemen hemen her alanda kendini göstermiş ve zam olarak tüketiciye yansıtılmıştır” diye konuştu.
‘ÇİFTÇİ, TARLASINI EKEMEZ HALE GELDİ’
Akaryakıtın zamlarının birlikte birçok sektöre zam geldiğini belirten Yaşar, “Gübre yüzde 600, ilaç yüzde 233, tohum yüzde 110 artmıştır. Çiftçi, tarlasını ekemez, tarlasına gübre atamaz ve alın terinin karşılığını alamaz hale gelmiştir. Toplam çiftçi borcu 180 milyarı aşmıştır. Tarihinde ilk defa bu dönemde çiftçilerin traktörleri haczedilmiştir. Eski hasat ve harman günleri kalmamıştır. Hasat ve harman günleri yeni araç ve gereç, mülk alma, düğün dernek kurma yerine borç ödeme günlerine dönüşmüştür. Bir zamanlar tarımda kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasında yer alan Türkiye, şu anda başta hayvancılık olmak üzere pek çok tarımsal ürün konusunda ithalata bağımlı hale gelmiştir. Başta yem fiyatları olmak üzere durdurulamayan yüksek maliyet artışları karşısında büyükbaş hayvanlar kesime gönderilmeye başlamıştır. Bir çuval yemin fiyatı 300 TL’ye çıkmıştır. Bir çuval kepek bile 40 TL’den 165 TL’ye yükselmiştir. Bu durum karşısında çoğu ilde ahırlar boş kalmıştır.
Tarım ürünleri üretici fiyat endeksi yıllık yüzde 148,90 artmıştır. Bu durum karşısında süt ve süt ürünleri almakta zorlanan vatandaşlar, kilosu 150 TL’nin üzerine çıkan kıyma fiyatları yüzünden kasabın önünden bile geçemez hale gelmişlerdir” ifadelerini kullandı.
Yaşar, “Esnaflarımızda zor günlerden geçmektedir. Pandemi döneminde en büyük fedakarlığı esnaflarımız yapmıştır. Ama buna karşılık esnaflarınız, hükümet tarafından en az desteklenen kesimlerden birisi olmuştur. Her ilimizde pek çok esnafımız kepenk kapatmak zorunda kalmıştır. Bugün esnaflarımızın elektrik ve doğalgaz faturaları kiralarını aşmıştır. Küçük esnaf kesimi, SGK primleri ve vergi taksitlerini ödemekte zorluk çekmektedir” dedi.
‘ESNAF KEPENK KAPATIYOR’
Esnafların kepenk kapattığının altını çizen Yaşar, “Hükümetin sesi çıkmıyor. Vatandaşların borcu boyunu aşmış, hükümetin sesi çıkmıyor. Çiftçiler yüksek girdiler karşısında kazanamıyor, tarlasını ekemiyor, hükümetin sesi çıkmıyor. Doktorlarımız yerine getirilmeyen sözler ve şiddet yüzünden yurdu terk ediyorlar, hükümetten ses çıkmıyor. Hükümet daha neyi bekliyor? Ya bu sorunları çöz, ya da sandığı biran önce milletin önüne getir. Hasta insanlar hastanelerden randevu alamıyorlar. Muayene ve basit ameliyatlar için bile artık hastanelerde aylar sonrasına gün verilmeye başlanmıştır. Hastalar, telefonla randevu alamaz olmuştur. Kanser hastaları ve kronik rahatsızlığı olan hastalar eczanelerde bazı ilaçları bulmakta zorluk yaşamaktadır” diye konuştu.
‘BİZLER SAYESİNDE YAKLAŞIK 5 MİLYONA YAKIN ÖĞRENCİMİZ RAHAT BİR NEFES ALMIŞ OLDU’
Atanamayan çok sayıda öğretmenimiz atama beklediğini kaydeden Yaşar, “Sayın Milli Eğitim Bakanı, meslek liselerinde ucuz ekmek üreteceklerini ve bahçelerinde satacaklarını söylüyor. KYK borcu olan öğrencilere tefecilerin bile uygulamadıkları faizi uygulamışlar. Neyse ki muhalefet olarak bizler dile getirince hükümet o konuda çalışma yapılacağını açıkladı. Yaklaşık 5 milyona yakın öğrencimiz rahat bir nefes almış oldu. İşsizlik ülkemizin en önemli sorunlarından birisi olmaya devam ediyor. TÜİK her ne kadar işsizliğin azaldığını açıklamış olsa da hepimiz çevremizden işsizliğin ne kadar çok arttığını biliyoruz. Gümüşhane’de işsizlik büyük sorun haline gelmiştir. Bu nedenle, Gümüşhane göç vermektedir. Gümüşhane’de 500 çalışanı olan çağrı merkezinin kapatılması ilimizdeki zaten yüksek olan işsizliği daha da artırmıştır. Yıllardır bitmeyen hastane çilesi, doktorsuzluk insanları canından bezdirdi. Gümüşhane’nin tahıl ambarı olan Köse, Kelkit, Şiran’da çiftçilerimiz mazot ve sulama zammından dolayı bırakın kar etmeyi zarar ediyorlar. Gümüşhane’de kepenk kapatan esnaf sayısı artmıştır. Bugün esnaf işsizlikten kan ağlarken, küçük sanayi sitesinin yüksek fiyatla satışa çıkarılması esnafı mağdur etmiştir. Müteahhitlik işi ile uğraşan birçok hemşehrimiz teminatlarını yakmak zorunda kalmıştır. Artan un fiyatları karşısında fırıncılarımız ekmek fiyatlarına yüzde 60’a yakın zam yapmıştır” şeklinde konuştu.
‘GÜMÜŞHANE TANITIM KONUSUNDA SIKINTI YAŞIYOR’
Yaşar, “Gümüşhane’miz bugün kültürüyle, sanatıyla turizmiyle, geleneksel mutfağıyla ve coğrafi yapısıyla yerli ve yabancı tüm misafirlerini ağırlayabilecek konum ve güzelliktedir. Tanıtım konusunda sıkıntı yaşıyoruz. Taşköprü Yaylası’ndaki Buzul Çağı’ndan kalma 12 bin yıllık Dipsiz Göl, define avcıları tarafından yok edilmesi büyük bir talihsizlik olmuştur. Eski haline dönmesi yıllar alacaktır” dedi.
‘Verilen sözler var. Yapılan icraat yok’
Yaşar, “Bütün bunların yanında Gümüşhane’mizin ne yazık ki sınırları değişiyor. Verilen sözler var. Yapılan icraat yok. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Kırgeriş, Bağlama ve Damlı köylerine ait arazilerin Trabzon’un Şalpazarı ilçesine bağlanmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı 9 Aralık 2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. Böylece, bu köylerimize ait yaylalar, ormanlar, meralar ve içme suyu kaynakları Trabzon’a bağlanmıştır. Öncelikle, il ve ilçe sınırlarının rıza aranmaksızın kararnameler marifetiyle belirlenmesine tamamen karşıyız. Bu köylerimizin sınırları 1939, 1951 ve 2006 yılında yapılan tapu kadastro çalışmaları ile çizilmiş ve kesinleşmiştir. İl ve ilçe sınırlarının burada yaşanan hemşerilerimizin istekleri ve rızası ile Türkiye Büyük Millet Meclisi bünyesinde Kanunla belirlenmesinden yanayız. İlçe halkının ve bu köylerde yaşayan hemşerilerimizin talepleri de bu yöndedir ve köylerinin Trabzon’a bağlanmasına rızaları yoktur. Bu nedenle, karara tepkiler her geçen gün artmaktadır. Köylülerimiz, Toprak namustur. Topraklarımız kırmızıçizgimizdir. Topraklarımızı kimseye peşkeş çektirmeyiz şeklinde açıklamalar yapmaktadır. Hükümet ve Sayın Cumhurbaşkanı, hemşerilerimizin sesine kulak vermeye davet ediyoruz. Bu yanlış karardan biran evvel dönülmelidir. Alınan bu haksız karar yeniden gözden geçirilmelidir. Gümüşhane’mizin ve 3 köyümüzün toprakları köylülerimize geri verilmelidir” diye konuştu.