|
Tweet |
Trabzon Üniversitesi ve Bi Marka Derneği iş birliğiyle, Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve Gümüşhane Üniversitesi paydaşlığında düzenlenen “Uluslararası Bi Marka Türkiye: Karadeniz Kongresi” sonuç bildirgesi yayınlandı. 14-16 Mayıs 2026 tarihlerinde gerçekleşen ve yoğun katılım alan kongreye, küresel pazarda ilk 500'e girebilecek bir Karadeniz markası çıkarma hedefi damga vurdu.
"Akıl Teri" Öne Çıkmalı, Marka Envanteri Çıkarılmalı
14-15-16 Mayıs 2026 tarihlerinde Trabzon Üniversitesi Mahmut Goloğlu Kültür Merkezinde düzenlenen ve yaklaşık 500 dinleyicinin takip ettiği kongre, akademi ve iş dünyasını bir araya getirdi. Kongre düzenleme kurulu başkanı ve İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Emre Ş. Aslan, Trabzon Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Emin Aşıkkutlu, Prof. Dr. Ferruh Uztuğ ve Marka Mühendisi Ömürden Sezgin gibi isimlerin açılışını yaptığı etkinlikte tam 53 bilimsel bildiri sunuldu.
Yayınlanan sonuç bildirgesinde öne çıkan stratejik başlıklar şunlar oldu:
· İlk 500 Vizyonu ve Milli Politika: Kongrenin en önemli çıktısı; küresel ilk 500'e bir Türk markasının, özelde ise bir Karadeniz markasının sokulması vizyonunun ortaya konulması oldu. Bu doğrultuda markalaşmanın milli bir mesele olarak ele alınması ve 12. Kalkınma Planı’nda olduğu gibi ulusal politikalarda daha fazla yer alması gerektiği belirtildi.
· Marka Tescilden İbaret Değildir: Kamuoyuna ve iş dünyasına markalaşmanın sadece bir isim veya amblem tescili olmadığı, "soyut değerler" kümesinden oluştuğu benimsetilmelidir.
· Üretim Gücü "Akıl Teri" ile Taçlanmalı: Türkiye'nin dünya devlerine üretim yapabilecek muazzam bir iş gücü birikimi olduğu, ancak bilgi, strateji ve marka yönetimi gibi konularda "akıl teri"nin yeterince ön plana çıkarılamadığı ifade edildi. Bu eksikliği gidermek adına başta Trabzon olmak üzere bölgedeki tüm yerli markaların acilen envanterinin çıkarılması gerektiği çağrısı yapıldı.
· Üniversite - Sanayi Ortaklığı Şart: Markaların küresel rekabette atılım yapabilmesi için üniversitelerin bilimsel araştırma gücünden yararlanması gerektiği aktarıldı. Bu iş birliğinin, öğrencilere deneyim alanı açarken şirketlerin de iletişim stratejilerini bilimsel temellere oturtmasını sağlayacağı paylaşıldı.
Kongrede sunulan bildiriler, dijitalleşmenin ve değişen toplumsal algıların markalar üzerindeki etkisini de gözler önüne serdi:
· Dijitalleşme ve Algoritmik Çağ: Üretken yapay zekâ araçları, metaverse reklamcılığı, nöropazarlamada yapay zekâ tabanlı veri analitiği ve sosyal medyadaki gerçek-yapay içerik ayrımları (priming etkisi) gibi geleceğe yön veren teknolojiler masaya yatırıldı.
· Markalar Artık Siyasi ve Sosyal Birer Özne: Araştırmalar; tüketicilerin gözünde markaların sadece ticari birer yapı olmadığını, aynı zamanda ahlaki ve siyasi birer aktör olarak görüldüğünü kanıtladı. 6 Şubat depremlerindeki yardım uygulamaları, pembe vergi algısı, boykot/linç kültürü ve Filistinli markaların aktivizmi gibi konular bu durumun en net örnekleri olarak gösterildi.
· Anlık Trend Tuzağı: Markaların dijital iletişimde çok hızlı sonuç beklediği, anlık trendlerden çok çabuk etkilenerek uzun vadeli stratejiler yerine taktiksel hareket ettiği; bunun da istikrar ve sürdürülebilirlik sorunlarına yol açtığı uyarısı yapıldı.
Sonuç Olarak: Markalaşmanın sadece ürün ve hizmetlere özgü olmadığı; şehirlerin, kurumların ve kişilerin de bu süreçte yer alması gerektiği belirtildi. Gelecek dönemde Türkiye’den global markalar çıkarabilmek adına hedef odaklı çalıştayların ve odak gruplarının kurulması kararlaştırıldı.
Hedef Küreselde İlk 500: Karadeniz’in Markalaşma Yol Haritası Belli Oldu... - Gunebakış