|
Tweet |
25 Haziran’da TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 12. Yargı Paketi’nde, Adalet Bakanı’nın da özellikle istediği ifade edilen cinsiyet değişikliğinde yaş sınırı düzenlemesinin son anda metinden çıkarılması kamuoyunda ciddi soru işaretleri oluşturmuştur.
Millet adına soruyoruz: Bu düzenlemeyi kim çıkardı? Hangi gerekçeyle çıkarıldı? Kimlerin talimatı veya baskısıyla Adalet Bakanlığı’nın hazırladığı metin değiştirildi? Ve en önemlisi, Adalet Komisyonu bu değişikliği hangi gerekçeyle kabul etti?
Devletin asli görevi, öncelikle vatandaşının hayatını kurtarmak, sağlık sorunlarını gidermek ve mağduriyetlerini ortadan kaldırmaktır.
Bizim itirazımız, doğuştan gelen ve tıbben zorunlu sağlık sorunlarına yönelik tedavilere değildir. Ancak kişisel tercihlere dayalı cinsiyet değişikliği süreçlerinin kamu kaynaklarıyla desteklenmesi tartışılırken, hayat mücadelesi veren binlerce vatandaşımızın yalnız bırakılması vicdanları yaralamaktadır.
Gümüşhane’nin Tekke beldesinde henüz 13 yaşındayken geçirdiği bir hastalık sonucu iki gözünü kaybeden, bütün zorluklara rağmen İmam Hatip Lisesi’ni birincilikle bitiren evladımızın tedavisi ülkemizde mümkün olduğu halde neden devlet tedavisini üstlenmiyor ve ameliyatı özelde olduğu için aile masrafı karşılayamadığı için yavrumuz ölüme terk edildi. Neden devletimiz bu çocuğun hastane masrafını karşılamıyor?
Diğer taraftan doğuştan SMA ve benzeri ağır hastalıklarla mücadele eden çocuklarımız için aileler sokak sokak dolaşıp yardım kampanyaları düzenlemek zorunda kalıyor. Bir annenin, bir babanın evladını yaşatabilmek için milletin vicdanına seslenmeye mecbur bırakılması sosyal devlet anlayışıyla bağdaşır mı?
Milletimizin vergileri öncelikle hayat kurtaran tedavilere, engelli vatandaşlarımızın umutlarına ve ağır hastalıklarla mücadele eden evlatlarımızın geleceğine harcanmalıdır.
Bugün kamuoyunun beklediği şey polemik değil, şeffaflıktır.
Bir kez daha soruyoruz:
* Adalet Bakanı’nın da istediği belirtilen yaş sınırı düzenlemesini kim çıkardı?
* Hangi gerekçeyle çıkarıldı?
* Bu kararın arkasında kimler bulunmaktadır?
* Millet adına hazırlanan bir düzenleme, milletten gizli hangi iradeyle değiştirildi?
Bu sorular cevapsız kaldığı sürece kamu vicdanındaki rahatsızlık büyümeye devam edecektir.
Milletimiz, kamu kaynaklarının öncelikle hayat kurtaran tedavilere, engelli vatandaşlarımıza ve çaresiz ailelere ayrıldığı adil bir yönetim anlayışını hak etmektedir.
Yılda yaklaşık 800 ile 1000 arasında cinsiyet değişikliği müracaatı ve kişi başı devlete maliyeti yaklaşık 400 bin ₺ civarındadır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur