|
Tweet |
Doğu Karadeniz’in parlayan yıldızı Gümüşhane, sanayi kirliliğinden uzak, doğayla barışık bir kalkınma modeliyle Türkiye’ye örnek olmaya hazırlanıyor.
Zigana Doğa Okulu (ZDO) Bilim Kurulu’nun hazırladığı ve ZDO Başkanı Savaş Aydın’ın açıkladı rapor; şehrin sahip olduğu potansiyeli somut bir ekonomik kazanca dönüştürmeyi hedefliyor.
Ankara ve Rize’de yürütülen bilimsel çalışmaların meyvesi olan bu rapor, Gümüşhane’nin “zaten yeşil” olan coğrafyasını, yüksek katma değerli bir markaya dönüştürme iddiası taşıyor.
Genetik Miras Tescil Bekliyor: 27 Çeşit Elma!
Gümüşhane’nin tarımsal zenginliği, raporun en çarpıcı bölümlerinden birini oluşturuyor. Şehirde tespit edilen Gelin, Bey, Sandık ve Karanfil elması gibi tam 27 farklı yerel tür, Gümüşhane’nin adeta “gen bankası” olduğunu kanıtlıyor. Ancak Savaş Aydın, bu zenginliğin hala Coğrafi İşaret almamış olmasını büyük bir eksiklik olarak nitelendiriyor. Gümüşhane Üniversitesi bünyesindeki Coğrafi İşaretli Ürünler Çalışma Grubu ile yapılacak iş birliği, bu ürünleri dünya pazarına sunacak kapıyı aralayacak. Ayrıca, bölgenin kültürel simgesi olan “Lames”in de tescil sürecine dahil edilmesi, kültürel sürdürülebilirliği ekonomik bir kazanıma dönüştürecek.
Enerjide Kendi Kendine Yeten Devasa Güç
Gümüşhane, hidroelektrik enerji üretiminde Türkiye’nin gurur kaynaklarından biri. Harşit Çayı üzerinde kurulu 13 adet Hidroelektrik Santrali (HES) ile şehir, tükettiği enerjinin tam 3 katını üretiyor.
ZDO Bilim Kurulu, bu başarının güneş enerjisi yatırımlarıyla çeşitlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle kırsal bölgelerde kurulacak küçük ve orta ölçekli güneş panelleri, yerel üreticinin enerji maliyetini sıfırlayarak kalkınmayı hızlandıracak.
Turizmde Özgünlük Vurgusu: Zigana ve Süleymaniye
400’den fazla yaylaya sahip olan Gümüşhane’de ekoturizm, ekonomik kurtuluşun anahtarı olarak görülüyor. Ancak raporda, restorasyon süreçlerine dair kritik bir uyarı yer alıyor: “Özgünlük korunmazsa, turizm değeri biter.” Zigana Doğa Okulu, Süleymaniye (Eski Gümüşhane) ve Zigana Dağı gibi destinasyonların, doğaya zarar vermeden, nitelikli rehberlik ve yerel gastronomi hizmetleriyle yönetilmesini öneriyor.
Hazırlayan: Savaş Aydın
ZDO Bilim Komitesi
28.03.2026
Ankara
GÜMÜŞHANE’DE YEŞİL EKONOMİ VE SÜRDÜRÜLEBİLİR KALKINMA
Giriş ve Genel Çerçeve
Doğu Karadeniz’in önemli şehirlerinden biri olan Gümüşhane; sahip olduğu doğal kaynaklar, yaylaları, biyolojik çeşitliliği, tarımsal potansiyeli ve düşük sanayileşme düzeyi ile yeşil ekonomi açısından dikkat çekici bir konumdadır. Yeşil ekonomi; çevreyi koruyan, doğal kaynakları verimli kullanan, düşük karbonlu üretimi teşvik eden ve sürdürülebilir kalkınmayı esas alan bir kalkınma modelidir. Bu yönüyle Gümüşhane, Türkiye’de yeşil dönüşümün en kolay uygulanabileceği illerden biri olarak değerlendirilebilir.
Bu bağlamda, Gümüşhane’nin Zigana Köyü’nde kurulan ve Türkiye’nin ilk ve tek ekolojik okuryazarlık okulu olma niteliği taşıyan Zigana Doğa Okulu (ZDO), yürüttüğü akademik ve uygulamalı çalışmalarla yalnızca Gümüşhane’ye değil, tüm ülkeye örnek olabilecek bir model ortaya koymaktadır.
ZDO olarak, 22–23 Kasım 2025 tarihlerinde Rize’de, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi tarafından düzenlenen Rize Ticaret ve Ekonomi Kongresi’ne sunulan “Yeşil Ekonomi Perspektifinden Zigana Doğa Okulu Değerlendirmesi” başlıklı bildiri ile bu yaklaşımın bilimsel savunuculuğunu da ortaya koymuş bulunmakta. Söz konusu çalışma; Dr. Özlem Aydın, Tuna Arınç Aydın ve Savaş Aydın tarafından hazırlanmış, sözlü sunumu ise ZDO Başkanı Savaş Aydın tarafından gerçekleştirilmiştir.
Bu çalışmada, Gümüşhane’de yeşil ekonomi; mevcut kamuya açık veriler, çevresel göstergeler, tarımsal potansiyel, enerji yapısı, istihdam durumu ve kültürel miras unsurları üzerinden çok boyutlu bir yaklaşımla ele alınmıştır. Konuya ilişkin literatürün ve yerel ölçekli kaynakların sınırlı olması nedeniyle, değerlendirmeler büyük ölçüde mevcut verilerin yorumlanmasına dayanmaktadır. Bununla birlikte, özellikle ZDO çalışmaları, bu alandaki en önemli yerel ve akademik referanslardan biri niteliğindedir.
Gümüşhane’nin zengin doğası, yeşil ekonominin önemli bileşenlerinden biri olan ekoturizm için güçlü bir temel oluşturmaktadır. Yaklaşık 450 yaylaya sahip olan ilde; yayla turizmi, doğa yürüyüşleri, kırsal turizm, kültürel miras odaklı ziyaretler ve sürdürülebilir turizm uygulamaları çevreye zarar vermeden ekonomik değer oluşturabilecek başlıca alanlardır.
Gümüşhane, doğal güzellikleri bakımından tartışmasız bir avantaja sahip olmakla birlikte, temel sorun bu mevcut doğal yapının katma değer üreten bir ekonomik modele yeterince dönüştürülememesidir. Başka bir ifadeyle, şehir “zaten yeşil” bir coğrafyaya sahip olmasına rağmen, bu doğallığın ekonomik karşılığı henüz istenilen düzeyde üretilememektedir. Bu durum, özellikle ekoturizm planlaması, destinasyon yönetimi ve yerel marka oluşturma açısından önemli bir eksiklik olarak görülmektedir.
Bu bağlamda Zigana Doğa Okulu’nun önerileri, doğa temelli kalkınma ve sürdürülebilir destinasyon yönetimi bakımından değerlendirilmesi gereken önemli açılımlar sunmaktadır.
1.1. Yeşil Yol, Süleymaniye ve Restorasyon Yaklaşımı
Gümüşhane’de sürdürülebilir turizm ve kültürel miras odaklı kalkınma bağlamında öne çıkan projelerden biri Yeşil Yol Projesi, diğeri ise Süleymaniye (Eski Gümüşhane) Projesi’dir. Her iki girişim de teorik olarak önemli potansiyel taşımakla birlikte, uygulama düzeyinde henüz beklenen etkiyi tam anlamıyla oluşturamamıştır.
Özellikle burada dikkat çeken husus, Türkiye’nin önemli marka destinasyonlarından biri olan Zigana’nın, kimi zaman planlama öncelikleri bakımından geri planda kalmasıdır. Buna karşın Eski Gümüşhane / Süleymaniye bölgesinin de gereken bütüncül ilgi, izleme ve sürdürülebilirlik ilkeleri çerçevesinde yeterince desteklenememesi, arzu edilen sonucun henüz ortaya çıkmamasına neden olmaktadır.
Tarihi yapıların restorasyonu, sürdürülebilir turizmin önemli bir parçasıdır. Ancak restorasyon süreçlerinde en kritik unsur, özgünlüğün korunması ve aslına uygun müdahale ilkesidir. Aksi hâlde, kültürel mirası koruma amacıyla yürütülen çalışmaların, zamanla o mirasın özgün karakterine zarar verme riski ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle, bölgede gerçekleştirilecek restorasyonların yalnızca fiziksel iyileştirme değil, aynı zamanda kültürel sürdürülebilirlik perspektifiyle ele alınması gerekmektedir.
1.2. Ekoturizmde Öne Çıkan Alanlar
Gümüşhane’de ekoturizm açısından öne çıkan başlıca alanlar şunlardır:
Bu alanlar; rehberlik hizmetleri, kırsal konaklama, doğa turizmi işletmeleri, yerel ürün satışı, gastronomi ve kültürel etkinlikler üzerinden istihdam ve gelir yaratma potansiyeline sahiptir. Gümüşhane’de ekoturizm henüz tam gelişmemiş olsa da, mevcut koşullar dikkate alındığında en hızlı büyüyebilecek sektörlerden biri olarak değerlendirilmektedir.
Gümüşhane’de yeşil ekonominin temel bileşenlerinden biri de organik tarım, agro-ekolojik üretim ve yerel ürün ekonomisidir. Özellikle pestil, köme, karabuğday, meyvecilik, geleneksel tohumlar ve kırsal üretim pratikleri, ilin sürdürülebilir kalkınma perspektifinde önemli bir yere sahiptir.
2.1. Tarımsal Yapı ve Doğal Uygunluk
Gümüşhane’nin tarımsal yapısına ilişkin temel göstergeler, ilin organik ve doğa dostu üretim açısından oldukça avantajlı bir konumda olduğunu göstermektedir:
Bu veriler, Gümüşhane’nin Türkiye’de organik tarım için en uygun bölgelerden biri olduğunu göstermektedir.
Ayrıca ilin arazi kullanım yapısı da bu durumu desteklemektedir:
Buna göre, Gümüşhane arazisinin yaklaşık %58’i doğal ekosistemlerden oluşmaktadır. Bu durum; karbon yutak alanları, sürdürülebilir hayvancılık, ekoturizm ve biyolojik çeşitlilik açısından büyük bir avantaj sağlamaktadır.
2.2. Hayvancılık ve Doğal Üretim
İlin yüksek mera varlığı, düşük maliyetli ve doğa dostu hayvancılık açısından önemli bir avantaj oluşturmaktadır. Endüstriyel yoğun üretimin düşük olması, aynı zamanda karbon ayak izinin görece düşük kalmasına da katkı sağlamaktadır.
Bu çerçevede Gümüşhane’de:
yeşil ekonomi perspektifinden desteklenmesi gereken alanlar olarak öne çıkmaktadır.
2.3. Organik Üretim Potansiyeli ve Sorunlar
Gümüşhane’de organik üretim, yerel tohum kullanımı ve agro-ekolojik üretim biçimleri bakımından önemli bir potansiyel bulunmaktadır. Ancak bu potansiyelin sertifikalı organik üretime, yüksek katma değerli pazarlamaya ve istihdama yeterince dönüşemediği görülmektedir.
Dolayısıyla, ilde:
aynı anda gözlemlenmektedir.
Bu nedenle tarım politikalarının yalnızca üretim odaklı değil; aynı zamanda markalaşma, kooperatifleşme, sertifikasyon, pazarlama ve ihracat odaklı olarak yeniden ele alınması gerekmektedir.
Gümüşhane, özellikle hidroelektrik enerji üretimindeki güçlü altyapısıyla Türkiye’de öne çıkan illerden biridir. Bununla birlikte, yenilenebilir enerji yatırımları büyük ölçüde hidroelektrik odaklıdır; diğer yenilenebilir kaynakların, özellikle güneş enerjisinin, henüz yeterince gelişmediği görülmektedir.
3.1. Hidroelektrik Enerji
Gümüşhane’nin yenilenebilir enerji profilinin temelini hidroelektrik santralleri (HES) oluşturmaktadır. Özellikle Harşit Çayı ve kolları üzerinde yoğunlaşan bu santraller, ilin enerji üretim kapasitesinin büyük kısmını karşılamaktadır.
Genel Durum
Bu veriler, Gümüşhane’nin yalnızca kendi enerji ihtiyacını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda enerji ihracatçısı bir il konumunda olduğunu göstermektedir.
Coğrafi Yoğunlaşma
HES yatırımları en yoğun olarak şu ilçelerde bulunmaktadır:
Bu yoğunlaşmanın başlıca nedenleri şunlardır:
Yeşil Ekonomi Açısından Değerlendirme
Hidroelektrik kapasitenin bu düzeyde olması, Gümüşhane’yi düşük karbonlu enerji üretimi bakımından avantajlı bir konuma taşımaktadır. Ancak HES yatırımlarının; ekosistem dengesi, su rejimi, peyzaj bütünlüğü ve yerel yaşam üzerindeki etkileri de dikkate alınarak sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda yönetilmesi gerekmektedir.
3.2. Güneş Enerjisi
Gümüşhane’de güneş enerjisi potansiyeli bulunmasına rağmen, bu alandaki yatırımlar hidroelektriğe kıyasla oldukça sınırlıdır. Oysa ilin coğrafi yapısı ve güneşlenme süresi, özellikle küçük ve orta ölçekli güneş enerjisi projeleri için uygun bir zemin sunmaktadır.
Mevcut Durum
Potansiyel Alanlar
Değerlendirme
Güneş enerjisi yatırımlarının artırılması, Gümüşhane’nin yenilenebilir enerji portföyünü çeşitlendirecek ve ilin enerji yapısını daha dengeli hâle getirecektir. Aynı zamanda bu yatırımlar; yerel istihdam, bakım-onarım hizmetleri, teknik eğitim ve yeni girişim alanları bakımından da önemli fırsatlar sunmaktadır.
3.3. Genel Değerlendirme
Gümüşhane, mevcut hidroelektrik kapasitesi sayesinde güçlü bir yenilenebilir enerji altyapısına sahiptir. Ancak sürdürülebilir bir yeşil dönüşüm için enerji üretiminin çeşitlendirilmesi, özellikle güneş enerjisi yatırımlarının artırılması büyük önem taşımaktadır.
Gümüşhane ekonomisi büyük ölçüde:
üzerine kuruludur. Bu yapı, bir yönüyle düşük karbonlu bir ekonomik profile işaret etmekle birlikte, diğer yönüyle yeşil istihdam ve yenilikçi girişimcilik bakımından henüz yeterince gelişmemiştir.
4.1. Ekonomik Yapı ve Yeşil Dönüşüm İhtiyacı
2024 yılı TÜİK verilerine göre Gümüşhane’nin ekonomik görünümü şu şekildedir:
GSYH ve Sektörel Dağılım (2024)
Sektörel Yapı
Bu veriler göstermektedir ki:
Bu durum, Gümüşhane için bir yandan yeşil dönüşüm fırsatı, diğer yandan da yatırım ve ölçek eksikliği anlamına gelmektedir.
4.2. Potansiyel Yeşil İstihdam Alanları
Gümüşhane’de yeşil ekonomi kapsamında geliştirilebilecek başlıca istihdam ve girişimcilik alanları şunlardır:
Buradaki temel sorun, Gümüşhane’nin “doğal olarak yeşil” olan yapısının henüz yeterince ekonomik değere, girişimcilik kapasitesine ve istihdama dönüştürülememesidir.
Bu nedenle, ZDO olarak geliştirdiğimiz önerilerin, Gümüşhane’deki kamu kurum ve kuruluşları, Gümüşhane Üniversitesi ve sivil toplum kuruluşları ile birlikte değerlendirilmesi; ilin mevcut kapasitesinin daha etkin kullanılmasına önemli katkı sağlayacaktır.