|
Tweet |
Ay, bir kadının daha en yakınındaki kişi tarafından maruz kaldığı şiddet sonucu yaşamını yitirmesinin yalnızca ailesini değil, tüm toplumun vicdanını yaraladığını belirterek hayatını kaybeden kadına Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diledi.
Kadınların en temel insan hakkı olan yaşam hakkının güvence altına alınması gerektiğini vurgulayan Ay, kadınların korkmadan ve şiddete maruz kalmadan yaşayabilecekleri bir toplumun oluşturulmasının zorunluluk olduğunu ifade etti.
Kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakalarının artmaya devam etmesinin, mevcut önlemlerin yetersizliğini ortaya koyduğunu kaydeden Ay, kadınların korunmasına yönelik politikaların daha etkin uygulanması gerektiğini söyledi.
2026 yılının “Aile Yılı” olarak ilan edildiğini hatırlatan Ay, aileyi güçlendirmenin yolunun kadınların yaşam hakkını korumaktan geçtiğini belirtti.
Kadının olmadığı, şiddet ve korkunun hüküm sürdüğü bir ortamda güçlü aile ve sağlıklı toplumdan söz edilemeyeceğini ifade eden Ay, kadınların can güvenliğini sağlayacak sosyal politikaların kararlılıkla uygulanmasının önemine dikkat çekti.
Kadına yönelik şiddetle mücadelede İstanbul Sözleşmesi’nin temel ilkelerinin hayata geçirilmesi ve 6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde uygulanmasının hayati önem taşıdığını belirten Ay, koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kadınların yaşam hakkını korumaya yönelik her adımın toplumun geleceğine yapılan bir yatırım olduğunu ifade eden Ay, şiddetle mücadelede daha kapsamlı politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini kaydetti.
Ay açıklamasında, “Kadın cinayetleri kader değildir. Her kaybedilen kadın, zamanında alınmayan tedbirlerin ve eksik kalan politikaların acı bir sonucudur” ifadelerini kullandı.
Kadınların yaşam hakkının tartışmaya açık olmadığını vurgulayan Ay, kadınların sesi olmaya, eşitlikten, özgürlükten ve yaşam hakkından yana mücadele etmeye devam edeceklerini belirtti.