|
Tweet |
Açıklamasında tarihsel örnekler üzerinden günümüz ekonomik gelişmelerini değerlendiren Canlı, Türkiye’nin üretim odaklı politikalarla yeniden güçlenmesi gerektiğini ifade etti.
Emperyalizmin yalnızca askeri yöntemlerle değil, ekonomik araçlarla da etkisini sürdürdüğünü belirten Canlı, tarihte bunun en bilinen örneklerinden birinin Sykes–Picot Anlaşması olduğunu söyledi. Günümüzde ise ekonomik bağımlılık, yüksek borç yükü, üretimden uzaklaşma ve tüketim alışkanlıklarının farklı bir bağımlılık oluşturduğunu ifade etti.
Ekonomik sıkıntıların vatandaşın günlük yaşamını doğrudan etkilediğini kaydeden Canlı, milyonlarca insanın geçim derdiyle mücadele ettiğini, gençlerin geleceklerini yurt dışında aradığını, emeklilerin yıllarca verdikleri emeğin karşılığını almakta zorlandığını ve çalışanların alın terinin karşılığını yeterince alamadığını dile getirdi.
Bir milletin üretimden uzaklaşması, adalete olan güvenini kaybetmesi ve eğitimin ihmal edilmesi halinde yalnızca ekonomik değil, geleceğini de kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını belirten Canlı, güçlü devlet anlayışının adalet, bilim, üretim ve mutlu bireylerle mümkün olacağını ifade etti.
Siyasetin önceliğinin vatandaşın yaşadığı sorunlar olması gerektiğini vurgulayan Canlı, “Bugün siyasetin konuşması gereken makamlar değil, mutfaklardır. Koltuklar değil, boş kalan sofralardır. Mevkiler değil, işsiz gençlerdir. Şatafat değil, milletin alın teridir” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti olarak milletin kaderine mahkûm olmadığını savunduklarını belirten Canlı, Türk milletinin tarih boyunca bağımsızlığından taviz vermediğini ifade ederek, ekonomik bağımsızlığın da üretim, adalet, hukuk ve milli birlik ruhuyla yeniden kazanılacağını söyledi.
Açıklamasında Türkiye’nin geleceğine ilişkin umutlarını da paylaşan Canlı, adaletin yeniden tesis edildiği, eğitimin hak ettiği değeri gördüğü, israfın sona erdiği, liyakatin esas alındığı ve üretimin desteklendiği bir Türkiye’nin mümkün olduğunu belirtti.
Bayram Canlı, açıklamasını “Bizim mücadelemiz makam için değil, millet içindir. Bizim sevdamız koltuk değil, ay yıldızlı al bayrağın altında onurla yaşayan büyük Türk milletidir. Ne mutlu Türk’üm diyene! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.” sözleriyle tamamladı.