|
Tweet |
İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümünde yaptığı değerlendirmede, Türkiye’nin geçmişte yaşadığı siyasi, sosyal ve ekonomik dönüşümlere dikkat çekti. Canlı, 12 Eylül’ün yalnızca askeri bir müdahale olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunarak, darbeden yaklaşık sekiz ay önce alınan 24 Ocak 1980 Kararları ile sonrasında yaşanan siyasi gelişmeler arasında bağlantı kurulması gerektiğini ifade etti.
“12 EYLÜL TÜRKİYE’NİN SESİNİ SUSTURDU”
12 Eylül öncesinde Türkiye’de gençlerin sağ-sol ayrımı üzerinden karşı karşıya getirildiğini belirten Canlı, yaşanan çatışmaların toplumda büyük acılara yol açtığını söyledi.
Canlı, “Biz 12 Eylül’ü hiç sevmedik. Çünkü o günlere gelmeden önce gençlerimizi birbirlerine düşürdüler. Aynı bayrağın altında yaşayan, aynı vatanın evlatları olan gençlerimizi sağ-sol diye böldüler. Kardeşi kardeşe, komşuyu komşuya düşman ettiler. Sokaklarda kan aktı, ocaklara ateş düştü” ifadelerini kullandı.
12 Eylül sonrasında kanın durduğunu ancak bunun bedelinin siyasi ve demokratik hayatın ağır şekilde zedelenmesi olduğunu dile getiren Canlı, “Siyaset sustu. Sendikalar sustu. Örgütlü toplum sustu. Demokratik hayat ağır bir darbe aldı” dedi.
Darbe döneminde binlerce kişinin gözaltına alındığını ve cezaevlerine konulduğunu belirten Canlı, işkenceler, kaybedilen yıllar ve yarım kalan hayatların Türkiye’nin hafızasında derin izler bıraktığını kaydetti.
“24 OCAK MİLLÎ EKONOMİNİN TASFİYESİNE GİDEN SÜRECİN DÖNÜM NOKTALARINDAN BİRİ”
Canlı, 12 Eylül’ün siyasi boyutunun yanında, 24 Ocak 1980 Kararları ile başlayan ekonomik dönüşümün de birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
“Çünkü bundan yaklaşık sekiz ay önce, 24 Ocak 1980 Kararları alınmıştı. Ve Türkiye’nin ekonomik rotasında büyük bir değişim başladı” diyen Canlı, kendi değerlendirmesi açısından 24 Ocak Kararları’nı “millî ekonominin tasfiyesine giden sürecin önemli bir dönüm noktası” olarak nitelendirdi.
Türkiye’nin üretim, sanayileşme ve ekonomik bağımsızlık anlayışının büyük bir dönüşüme uğradığını ifade eden Canlı, 12 Eylül sonrasında siyasi hayatın susturulduğu ve toplumun örgütlü gücünün zayıflatıldığı ortamda ekonomik dönüşümün daha kolay uygulanabilir hâle geldiğini ileri sürdü.
Canlı, bu noktada şu soruyu yöneltti:
“Bir ülkenin ekonomik düzenini değiştirirken, o ülkenin insanlarının itiraz etme, sorgulama ve demokratik yollarla söz söyleme hakkı ortadan kaldırılırsa, bunun adı gerçekten milletin tercihi olabilir mi?”
“MİLLÎ EKONOMİ SADECE PARA DEĞİLDİR”
Millî ekonomi kavramının yalnızca ekonomik göstergelerden ibaret olmadığını vurgulayan Canlı, üretim ve emeğin ekonomik bağımsızlığın temel unsurları olduğunu söyledi.
Canlı, “Millî ekonomi; çiftçinin toprağıdır, işçinin alın teridir, esnafın kepengidir, sanayicinin fabrikasıdır, gencin geleceğidir, annenin evladına duyduğu güvendir” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin kendi üretim gücünü ve emeğini koruması gerektiğini belirten Canlı, dışa bağımlılığın yalnızca ekonomik bir mesele olarak görülmemesi gerektiğini savundu.
“Bir ülke kendi fabrikasını, kendi üretimini, kendi insanının emeğini değersizleştirip dışa bağımlı hâle gelirse mesele yalnızca ekonomi değildir. Mesele bağımsızlıktır” diyen Canlı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ekonomik bağımsızlığa verdiği önemin de bu çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
“GEÇMİŞLE HESAPLAŞMAK DEĞİL, GELECEĞİ KURMAK İSTİYORUZ”
Türkiye’nin bugün borç, faiz, ithalat, üreticilerin yaşadığı sıkıntılar, esnafın ayakta kalma mücadelesi ve gençlerin gelecek kaygısı gibi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Canlı, bu sorunların geçmişte alınan kararlarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
“12 Eylül siyaseti susturdu. 24 Ocak ekonomik düzeni değiştirdi. Bu iki tarihi birbirinden tamamen kopuk değerlendirmek, Türkiye’nin yaşadığı büyük dönüşümü anlamamızı zorlaştırır” ifadelerini kullanan Canlı, amaçlarının geçmişle hesaplaşmak olmadığını belirtti.
Canlı, “Bizim meselemiz geçmişte hesaplaşmak değildir. Bizim meselemiz geleceği kurtarmaktır” dedi.
“ÜRETEN VE BAĞIMSIZ BİR TÜRKİYE İSTİYORUZ”
Türkiye’nin geleceğinin üretim, demokrasi, hukuk ve ekonomik bağımsızlık temelinde şekillenmesi gerektiğini belirten Canlı, çocuklara borçlu değil, üreten bir Türkiye bırakmak istediklerini söyledi.
Canlı, gençlerin iş bulmak için başka ülkelere gitmek zorunda kalmadığı, çiftçinin toprağını terk etmediği, esnafın kepenk kapatmadığı ve sanayicinin üretim yapabildiği bir Türkiye hedeflediklerini ifade etti.
Devlet yönetiminde liyakat, hukuk üstünlüğü ve millet iradesinin önemine dikkat çeken Canlı, “Devletin liyakatle yönetildiği, hukukun üstün olduğu, siyasetin millet iradesiyle şekillendiği, ekonomik ve siyasi olarak bağımsız bir Türkiye istiyoruz” diye konuştu.
“BİR DAHA GENÇLERİMİZİ BİRBİRİNE DÜŞÜRMESİNLER”
12 Eylül döneminden çıkarılması gereken derslere de dikkat çeken Canlı, Türkiye’nin bir daha darbe, vesayet ve baskılarla yönünün belirlenmemesi gerektiğini söyledi.
Canlı, “Bir daha gençlerimizi birbirlerine düşürmesinler. Bir daha bu milletin evlatlarının kanı üzerinden siyaset yapılmasın. Bir daha darbelerle, vesayetlerle, baskılarla Türkiye’nin yönü belirlenmesin” ifadelerini kullandı.
Ekonomik bağımsızlığın da siyasi bağımsızlık kadar önemli olduğunu belirten Canlı, “Bir daha ekonomik bağımsızlığımız başkalarının kararlarına teslim edilmesin” çağrısında bulundu.
“12 EYLÜL’Ü UNUTMADIK, 24 OCAK’I UNUTMADIK”
Türkiye’nin 12 Eylül’ün üzerinden geçen 46 yıla rağmen dönemin siyasi, sosyal ve ekonomik mirasıyla mücadele etmeye devam ettiğini belirten Canlı, geçmişte yaşanan acıların unutulmaması gerektiğini söyledi.
Canlı, “12 Eylül’ü unutmadık. 24 Ocak’ı unutmadık. Gençlerimizin birbirine düşürüldüğü günleri unutmadık. Siyasetin susturulduğu günleri unutmadık. İşkenceleri, cezaevlerini, kaybolan umutları unutmadık. Millî ekonomiden uzaklaşmanın bedellerini unutmadık” dedi.
Bütün bu yaşananlara rağmen umudun korunması gerektiğini vurgulayan Canlı, “Çünkü bu millet, tarihin en zor günlerinde bile ayağa kalkmasını bildi. Şimdi yeniden ayağa kalkma zamanıdır” ifadelerini kullandı.
“SİYASET EMANET, EKONOMİ ÜRETİM OLMALI”
Türkiye’nin geleceğine ilişkin anlayışını da açıklayan Canlı, siyasetin makam değil emanet, milliyetçiliğin ise yalnızca söz değil bağımsızlık anlamına geldiğini belirtti.
Canlı, “Bizim anlayışımızda; siyaset makam değil, emanettir. Milliyetçilik söz değil, bağımsızlıktır. Ekonomi rant değil, üretimdir. Devlet şahısların değil, milletindir” dedi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin borç yerine alın teriyle, korku yerine demokrasiyle ve çıkar yerine dava ve ülküyle kurulması gerektiğini ifade eden Canlı, 12 Eylül döneminin mağdurlarını da andı.
Canlı açıklamasının sonunda, “Kardeşi kardeşe kırdırmayacağız. Türkiye’yi bir daha vesayetlere teslim etmeyeceğiz. Millî iradeyi ve ekonomik bağımsızlığımızı koruyacağız. Çünkü bizim aşkımız; hem memleket, hem millet” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, 12 Eylül’ün yıl dönümünde hayatını kaybedenleri, işkence görenleri, cezaevlerinde yıllarını kaybedenleri ve dönemin tüm mağdurlarını saygıyla andı.