Gümüşhaneli iş insanı Yusuf Çimen, yaptığı açıklamada kentin su kaynaklarının korunmasının artık ertelenemez bir mesele haline geldiğini söyledi. Çimen, Çakırgöl suyunun yıllar içinde resmi süreçler ve kurum kararlarıyla Gümüşhane sınırlarından çıkarılarak başka bir havzaya aktarıldığını belirterek, benzer bir tablonun Deveboynu Yaylası için oluşmaması gerektiğini vurguladı.
Çakırgöl suyu yıllar içinde Gümüşhane sınırlarından çıkıp, resmi süreçler ve kurum kararlarıyla başka bir havzaya aktarılmıştır. Bugün bu tablo artık tartışma konusu değil, fiilen oluşmuş bir sonuçtur. Ancak asıl tartışılması gereken, aynı zincirin Deveboynu yaylasında da sessizce kuruluyor olmasıdır.
Açık konuşmak gerekir: Bu şehirde suyun nereden nereye aktığını sadece doğa belirlemiyor. Karar mekanizmaları belirliyor. İmzalar, onaylar, projeler, “geçici” denilen bağlantılar… Ve tüm bunların sonunda ortaya çıkan şey, bir bölgenin kendi kaynaklarını kaybetmesidir.
Eğer Deveboynu yaylasındaki su da aynı akıbete sürüklenirse, bunun adı ne teknik zorunluluktur ne de doğal süreçtir. Bu, doğrudan planlama zaafıdır, denetim eksikliğidir ve en hafif tabirle yönetim sorumluluğunun yerine getirilmemesidir.
Burada kimse sorumluluktan kaçamaz. Belediye de kaçamaz, valilik de kaçamaz, milletvekilleri de kaçamaz, DSİ ve ilgili tüm altyapı kurumları da kaçamaz. Çünkü ortada bir “haberimiz yoktu” denilecek bir durum kalmamıştır. Her şey göz önündedir, her şey bilinebilir durumdadır.
Bugün yapılması gereken şey nettir: Deveboynu suyu yerinde korunmalı, dış havzalara yönlendirme ihtimalleri tamamen ortadan kaldırılmalı ve Gümüşhane’nin kendi iç su planlaması kesin bir iradeyle devreye alınmalıdır. Bahçecik Barajı gibi projeler gerçekten bir anlam taşıyacaksa, bu suyun Gümüşhane içinde değerlendirilmesiyle anlam taşır.
Aksi halde yarın yine aynı cümle kurulacaktır: “Bir kaynak daha elimizden gitti.” Ve bu cümle artık mazeret değil, ihmalin itirafı olacaktır.
Bu şehir suyu konuşuyor, ama artık konuşma değil karar bekliyor. Ve o karar gecikirse, kaybedilen sadece su olmaz; bir şehrin geleceği olur.