Bugun...



12 Mart Mesajları

Gümüşhane'de 12 Mart İstiklâl Marşı'nın Kabulü ve Mehmet Akif Ersoy'u Anma Günü nedeniyle yayımlanan kutlama mesajları.

facebook-paylas
Tarih: 12-03-2026 10:58

12 Mart Mesajları

VALİ CEVDET ATAY

“Tarih boyunca sayısız destanlar yazmış olan kahraman milletimizin, her mısrasında bizi biz yapan değerlerini anlatan İstiklal Marşı’mızın Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde “Milli Marş” olarak kabul edilişinin 105. yıl dönümünü büyük bir gururla idrak ediyoruz.

İstiklal Marşı, milletimizin ortak sesi, ortak vicdanı olarak, vatan toprağını ve bağımsızlığını her şeyden üstün tutan ecdadımıza, tüm zorluklara rağmen azim ve kararlılıkla kutsal bildiklerini koruma bilinci aşılamıştır. Tarihten silinmek istenen bir milletin hangi değerlere sarılarak İstiklal Mücadelesini kazandığının belgesi olarak insanlık tarihi içinde çok özel bir yerde durmaktadır. Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’un Türk Milleti’nin vatan sevgisini ve bağımsızlığa olan aşkını en güzel şekilde anlatmış olduğu İstiklal Marşı, millet olarak ihtiyaç duyduğumuz milli birlik ve beraberlik idealimizi ifade eden en önemli mutabakat belgesidir. Milletimizin duygu ve düşüncelerine en iyi şekilde tercüman olmuş, kahramanlığını, azmini ve cesaretini ölümsüzleştirmiş olan İstiklal Marşı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu kutsal vatanın semalarında yankılanmaya devam edecektir.

İstiklâl Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabulünün yıl dönümünde, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve kahraman silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları vatan yapan aziz şehitlerimizi, aramızdan ayrılan gazilerimizi ve Vatan Şairi Mehmet Akif ERSOY’u sonsuz minnet, şükran ve rahmetle anıyorum.”

 

 

 

 

MİLLETVEKİLİ VE TBMM ANAYASA KOMİSYONU ÜYESİ AV. CELALETTİN KÖSE

“Türk milletinin bağımsızlık ruhunu, vatan sevgisini ve sarsılmaz iradesini en güçlü şekilde ifade eden İstiklal Marşı’nın 12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilişinin yıldönümünü büyük bir gurur ve heyecanla anıyoruz.

Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı’mız, yalnızca bir şiir değil; esareti reddeden bir milletin imanla, cesaretle ve kararlılıkla verdiği bağımsızlık mücadelesinin destanıdır. Bu eşsiz eser, milletimizin tarih boyunca özgürlüğünden asla vazgeçmeyeceğinin en güçlü ifadesidir.

İstiklal Marşı, aziz milletimizin birlik ve beraberlik içinde verdiği kurtuluş mücadelesinin sembolüdür. Dün olduğu gibi bugün de Türkiye’nin bağımsızlığına, birliğine ve geleceğine yönelik her türlü tehdide karşı en büyük gücümüz; milletimizin sarsılmaz iradesi, köklü medeniyet birikimi ve istiklal ruhudur.

Bizlere düşen görev; ecdadımızın emanet ettiği bu kutsal vatanı korumak, İstiklal Marşı’nda vücut bulan bağımsızlık şuurunu gelecek nesillere aktarmak ve Türkiye’yi her alanda daha güçlü yarınlara taşımaktır.

Bu vesileyle başta Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, istiklal mücadelemizin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; milletimizin İstiklal Marşı’nın kabulünün yıldönümünü en içten dileklerimle kutluyorum.”
 

 

MİLLETVEKİLİ VE TBMM İNSAN HAKLARINI İNCELEME KOMİSYONU ÜYESİ MUSA KÜÇÜK

Milletvekili Küçük, yayımladığı mesajda İstiklal Marşı’nın Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin ve sarsılmaz iradesinin en güçlü ifadesi olduğunu belirterek, “12 Mart 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen İstiklal Marşımız, aziz milletimizin istiklal uğruna verdiği destansı mücadelenin ve vatan sevgisinin ölümsüz bir nişanesidir” ifadelerini kullandı.

İstiklal Marşı’nın yalnızca bir marş değil, aynı zamanda milletin inancını, kararlılığını ve özgürlük aşkını yansıtan bir manifesto olduğunu vurgulayan Küçük, “Milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy, kaleme aldığı bu eşsiz eserle milletimizin bağımsızlık ruhunu, imanını ve vatan sevgisini tarihe nakşetmiştir. Onun ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın’ sözü, verilen mücadelenin büyüklüğünü ve kazanılan bağımsızlığın değerini bizlere her zaman hatırlatmaktadır” dedi.

Türkiye’nin bugün de aynı birlik, beraberlik ve kararlılıkla yoluna devam ettiğini ifade eden Küçük, mesajında şu ifadelere yer verdi: “İstiklal Marşı, milletimizin ortak hafızası ve milli kimliğinin en güçlü sembollerinden biridir. Bizlere düşen görev; ecdadımızın emanet ettiği bu kutsal vatanı aynı kararlılıkla korumak, milli ve manevi değerlerimize sahip çıkarak güçlü bir Türkiye idealini gelecek nesillere taşımaktır.”

Milletvekili Küçük, mesajının sonunda başta Mehmet Akif Ersoy olmak üzere Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve saygıyla andığını belirterek, İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünü kutladı.
 

 

 

BELEDİYE BAŞKANI VEDAT SONER BAŞER

“Devletimizin ve necip milletimizin bağımsızlığının en güçlü sembollerinden biri olan İstiklal Marşımızın, 12 Mart 1921 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilişinin 105. yıl dönümünü kutlamanın onur ve mutluluğunu yaşıyoruz.

Bu anlamlı günde, Milli Şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u şükran ve minnetle anıyorum. İstiklal Marşı; bir milletin bağımsızlık aşkının, imkansızlıklar içinde sergilediği büyük kahramanlığın ve milli değerleri ile idealleri uğruna ortaya koyduğu azim ve fedakarlığın mısralara dökülmüş ifadesidir. Kurtuluş Savaşı yıllarında vatan toprakları işgal altındayken kaleme alınan bu eşsiz eser, milletimizin vatan sevgisini ve Milli Mücadele ruhunu en güçlü şekilde yansıtmaktadır.

Bundan 105 yıl önce Mehmet Akif Ersoy tarafından yazılan ve kabulünün ardından yurdun dört bir yanına yayılan İstiklal Marşı, en zor ve çetin dönemlerde dahi milletimize ilham kaynağı olmuştur. Türk milletinin özgür ve bağımsız yaşama kararlılığının, haksızlıklar karşısında dimdik duruşunun ve yeniden var olma mücadelesinin simgesi haline gelmiştir.

Bugün bu topraklar üzerinde hür ve bağımsız bir şekilde yaşıyor, büyük hedeflerimize doğru emin adımlarla ilerliyorsak; bunu İstiklal Marşını yazdıran ruha ve canı pahasına bu vatanı bizlere emanet eden ecdadımıza borçluyuz. İstiklal Marşından yükselen bağımsızlık tutkusu, dün olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam etmektedir.

Bu duygu ve düşüncelerle, İstiklal Marşımızın kabulünün 105. yıl dönümünde başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Kurtuluş Savaşının tüm kahramanlarını ve büyük şairimiz Mehmet Akif Ersoy’u bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.”

 

 

REKTÖR PROF. DR. OKTAY YILDIZ

“İstiklal Marşı’mız, milletimizin bağımsızlık uğruna ortaya koyduğu büyük mücadelenin, sarsılmaz inancının ve vatan sevgisinin en güçlü ifadesidir. Kabul edilişinin 105. yıl dönümü, bizlere bu eşsiz eserin taşıdığı derin anlamı ve milletimizin istiklal uğruna verdiği onurlu mücadeleyi bir kez daha hatırlatmaktadır. Bu büyük mirasın genç nesillerimiz tarafından doğru anlaşılması ve yaşatılması, geleceğimiz adına büyük önem taşımaktadır.

Mehmet Akif Ersoy, yalnızca bir şair değil; milletimizin hissiyatını, inancını ve istiklal aşkını kalemiyle ölümsüzleştiren müstesna bir fikir ve dava adamıdır. Kaleme aldığı İstiklal Marşı, aradan geçen yıllara rağmen aynı ruhla gönüllerimizde yaşamaya, birlik ve beraberliğimizi diri tutmaya devam etmektedir.

Bu anlamlı gün vesilesiyle, başta milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, vatanımızın bağımsızlığı uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı bir kez daha rahmet, şükran ve hürmetle yâd ediyorum.”

 

 

 

 

 

 

EĞİTİM BİR-SEN ŞUBE BAŞKANI ERGİN ASLAN

“İmanıyla gerektiğinde yeryüzünün bütün emperyalistlerine karşı direnme irade ve kararlılığını gösteren bu millete, milletin tarihine, değerine, azmine güvenmenin, özlü öğretisini içeren İstiklâl Marşımızın, TBMM tarafından kabulünün 105’inci yılını iftiharla idrak ediyoruz.

TBMM açılalı daha bir yıl bile olmamıştır. Cumhuriyet kurulmamıştır; Millî mücadele olanca sıcaklığıyla devam etmektedir. Polatlı’ya yapılan Top atışlarının gümbürtüsü yeni Başkentten duyulmaktadır. İşte çatışmanın bu en sıcak, kimilerine göre en umutsuz yerinde, bu asil, bu tarihe kök salmış millet adına adeta ilâhi bir kararlılığı telkin eden cesur bir haykırış yükselir: ‘Korkma!’

Yüreği vatan ve istiklâl aşkıyla muzdarip olduğundan bir türlü uyku tutmayan gecelerinin birinde Mehmet Âkif, İstiklâl Marşı’nın bu seslenişle başlayan ilk dizelerini Tacettin dergâhının duvarına, duvara değil de sanki aziz milletimize yeni bir kurtuluş ve yeni bir kuruluş müjdeleyen şafaklara yazmıştır. Kalemle değil de ilahi bir heyecan, keskin bir cesaret, tereddütsüz bir umut, kararlı bir iman ve ölümüne savaşmaya yeminli bir ruhla yazılmıştır. Türkçenin muazzam ifade kudreti, alev gibi akan kelimelerin coşkulu tesiriyle kat be kat artmakta, aşkın, taşkın bir dirilik yüreklere, oradan cephelere sonra bütün bir vatan sathına ve ardından gelecek kuşaklara da canlılık katarak tarihe doğru akmaktadır.

‘Korkma sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak
Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak’

Marş Mecliste okunmaya başlar başlamaz bitmeyen bir alkış tufanı ve tezahüratla karşılanır. İstiklâl Marşı, okuyup beğendiğimiz veya rsmî ritüel olarak törenlerde, müsabakalarda okuyup bir süre ve hatta hep etkisinde kaldığımız bir şiir değildir sadece. Onu aramızda bir uzaklık, bir mesafe olmadığı, olmaması gerektiği için, dışımızda bir metin gibi değerlendirmek doğru olmaz. İstiklâl Marşı bizimdir; özümüz, öz değerimiz, öznelimizdir. Ruhumuzun, benliğimizin sesidir. İç sesimiz, iç yankımızdır. Ondaki ses, söyleyiş, heyecan, ruh hali, oradaki iman, aşk, vecd, bizden daha çok biz olan aşkın kişiliğimizi, benliğimizin özünü, derinliğini, bu aşkınlıkta kurulan ilahî bağlanışları ifade eder. İstiklâl Marşı bizim kök metinlerimizden biridir. Biz onunla varlığımızı besler, canlı, diri tutar, kendimizi okur, kendimizi anlar, fark eder, keşfederiz. Onu bir dua gibi, cennetin şarkısı gibi okuruz. İstikâl Marşı sadece bizim bir ‘edebî metin’imiz değildir ama bizim ‘ebedî metin’yanımızdır. ‘Millî mutabakat metni’, ‘ontolojik misak-ı milimiz’, ‘varlığımızı isnat eden temel değerlerin bir çeşit amentüsü’, ‘istiklâl ve istikbalimizin yemini’, ‘hür, özgür yaşamanın teminatı’ olduğu ifade edilmiştir. İstiklâl Marşının bu kadar yüksek düzeyli yoğun içselleştirilmesi, baştan sona milletimizin din, iman, Allah, ezan, hak, hakka tapmak, cennet vatan, bayrak, hürriyet gibi maneviyat ve varlık temellerine isnat etmesi sebebiyledir. Bu marş muhteşem bir şiir estetiği yanında gerçekten bu aziz milletin amentüsünü, karakter ve seciyesini ifade etmesi hususiyetiyle kendinden emin bir varlık iddiası, felsefesi ve manifestosudur. Rahmetli D. Mehmet Doğan’ın dediği gibi ‘bin yılın destanı’dır. Dünyanın hemen her ülkesinin başlıklarında da ifade edildiği şekliyle ‘ulusal marş’ları (national anthem) vardır. Sadece bizim marşımız başlığı ile de ‘İstiklâl Marşı’dır. Yani bu millet, ulus veya millet olmayı, istiklâlsiz düşünmemiştir. Başka söyleyişle istiklâl, var oluşumuzun temel değeri, dayanağıdır.

Mehmet Âkif Ersoy da bu anlamda gerçekten bizi var ve anlamlı kılan temel değerlerimizi coşkun, samimi, ateşli duygularla içselleştirmiş bir öncü bir sembol şahsiyettir. Çok muhtaç ve paraya ihtiyacı olduğu bir durumda bile, marşı yazması sebebiyle kendisine verilen para ödülünü almaz. Millete ait olan ve İstiklâl Marşı için para almanın yanlış olduğunu söyler. “Allah bir daha bu millete istiklâl marşı yazdırmasın” Bu dua ülkemizin ve milletimizin huzuru, refahı için içten bir yakarıştır elbette. O, asla esaret altına alınamayacak, vesayetle iradesi rehin alınamayacak bir milletin istiklâl ve özgürlük mücadelesini, imandan ve İslâm’dan ayrı düşünmemiştir.

Bu Marşı ancak Âkif yazabilirdi. Çünkü O, milletin duygu dünyasıyla kusursuz bütünleşen ifade kudreti ile muhteşem şair ve büyük mütefekkir olması yanında ahlakî olgunluk bakımından da mükemmel bir şahsiyet olarak müstesna bir insandır. İstiklâl Marşımız asıl milletin içindeki deryadan kaynaklanır, kelime kelime, dize dize döner tekrar o denize akar. İfadeler içimize işleyerek, içimizi işleyerek millî fikir ve idealimizin asıl yönünü işaret eder. Giderek bir şairin eseri olmaktan çıkıp bütün bir millete ait olur. O nedenle Âkif, İstiklâl Marşını ‘O milletin malıdır’ diyerek Safahat’ına almamıştır.

Batılı hayat tarzının resmi programla halka dayatılmaya başlandığı dönemlerden başlayan yeni bir millî marş arayışlarının, zaman ayarlı darbeler döneminde yoğunlaşarak sürmüş olması da hazin bir hatıra olarak çok manidardır. Millet iradesine karşı darbeci ihanet şebekelerinin bu tuhaf arayışları, kendileri açısından manasız olmadığı gibi art niyet ve kirli amaçlarını açığa vurması bakımından da ibret vericidir. Bizi milleti var ve anlamlı kılan neredeyse bütün değer, hassasiyet ve heyecanlardan koparılmak istemişlerdir. Modernliği, çağdaşlığı din düşmanlığı ile yorumlayan, millî değerlere duyarsız,  anlamı hiçlikte arayan değersizlerin, ancak kendilerine yakışacak tarzda İstiklâl Marşımızı bile benimsemez tutumları bizi şaşırtmamıştır, şaşırtmıyor.

Eğitim-Bir-Sen ve Asım’ın Nesli olarak, İstiklâl Marşımızdaki ruh, söylem ve coşkunun, dün kıyameti andıran o vatan ve namus savunması sürecinde, ölümüne gayret göstermiş milletimizin umut ve cesaretini ateşlediği gibi, bugün de, aynı duyguları en yüksek seviyede millî çaba ve heyecanlarla kaynaştırdığına inanıyoruz. Özgür ve kişilikli var olmak için bizi anlamlı kılan tevhide, din ve medeniyet değerlerimize sımsıkı sarılmak zorundayız. İstiklâl Marşı bu çabaların en yüksek seviyede millî duygularla millet heyecanının kaynaştığı bir destandır; millî beraberliğimizin ilkelerini, yürüyüşümüzün istikametini tayin eder. Ufkumuzu açar, yolumuzu aydınlatır. Ruhumuzu yeniler, bilincimizi ve heyecanımızı tazeler. O bizim parolamızdır, ölçümüzdür. İstiklâl Marşını doğuran millî mücadele sürecinde ve aynı ruhla günümüzde verdiğimiz savaşta canlarını seve seve feda eden bütün kahraman şehit ve gazilerimizi ve Mehmet Âkif Ersoy’u rahmetle, minnetle anıyoruz.”

EVREN ÖZDEMİR

12 Mart 1921, milletimizin bağımsızlık iradesinin mısralara döküldüğü, tarihimizin en anlamlı günlerinden biridir. Mehmet Akif Ersoy’un kaleminden çıkan ve milletimizin ruhunu yansıtan İstiklal Marşı, sadece bir şiir değil; vatan sevgisinin, özgürlük tutkusunun ve sarsılmaz inancın simgesidir.

 

İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümünde, başta milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy olmak üzere, bu vatan uğruna mücadele eden tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

 

Ruhumuzda taşıdığımız bağımsızlık ateşi, dün olduğu gibi bugün de yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor.

 

İstiklal Marşı’nın kabulünün yıl dönümü kutlu olsun.

 

 




Bu haber 92 defa okunmuştur.


Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNDEM Haberleri

Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
HABER ARŞİVİ
Henüz anket oluşturulmamış.
HABER ARA
YUKARI YUKARI